top of page

Arama Sonuçları

Boş arama ile 131 sonuç bulundu

  • BİYONET | selinhoca

    YKS öncesi önemli soru tipleri ile sınava hazırlık. AYT AYT TYT TYT AYT AYT TYT AYT

  • Eşeysiz Üreme | selinhoca

    TABLET ANLATIMI İZLE TABLET ANLATIMI İZLE 2 ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE 2 PDF İNDİR PDF İNDİR 2 ÜREME ✔ Canlıların kendine benzeyen yavrular meydana getirerek nesillerini devam ettirmelerine üreme denir. ✔ Canlılar üreme davranışını içgüdüsel olarak gerçekleştirir ve iki şekilde üreme görülür. EŞEYSİZ ÜREME ✔ Bir canlının başka bir canlıya ihtiyacı olmadan tek başına genetik yapısı benzer olan yavrular meydana getirdiği üremeye eşeysiz üreme denir. ✔ Temelinde mitoz bölünme vardır. (genellikle). ✔ Döllenme görülmez. ✔ Genetik çeşitlilik görülmez. (mutasyon hariç). ✔ Tek ya da çok hücreli canlılarda görülebilir. ✔ Değişen çevre şartlarına dayanıksız yavrular oluşur. 1) Bölünerek Üreme: Tek hücreli canlılarda ana hücrenin ikiye bölünmesi ile gerçekleşen eşeysiz üremeye bölünerek üreme denir. ✔ Bölünme sonucunda hemen hemen eşit büyüklükte iki hücre oluşur. Bakteri, Arke, Amip, Öglena, Paramecium… gibi canlılar bu şekilde bölünürler. ✔ Prokaryotlarda, ikiye bölünme genetik maddenin eşlenmesi ve hücrenin sitoplazmasının ikiye bölünmesi şeklinde gerçekleşir. (Bu bir mitoz bölünme değildir.) ✔ Ökaryot tek hücrelilerde ise, mitoz bölünme sonundaki sitokinezin yeri canlıdan canlıya farklılık gösterebilir. Örneğin; paramecium enine bölünür, öglena boyuna, amip ise her şekilde bölünme yapabilir. 2) Tomurcuklanarak Üreme: Ana canlıda oluşan bir çıkıntının büyüyerek ana canlının küçük halini oluşturduğu eşeysiz üremeye tomurcuklanarak üreme denir. ✔ Tek ya da çok hücreli canlılarda görülebilir. Bira mayası, hidra, sünger… gibi canlılarda görülür. ✔ Bira mayası hücrelerinde mitoz bölünme meydana gelir. Ancak sitokinez gerçekleştirilirken oluşan hücrelerin sitoplazması eşit olmaz. Oluşan hücrelerde biri diğerine göre çok küçüktür bu hücreye tomurcuk denir. ✔ Hidrada vücudun belirli bir bölgesinde çıkıntı oluşur. Bu çıkıntı mitoz bölünmeler ile büyütülerek tomurcuk oluşturulur ✔ Tomurcuk ana bireyden ayrılıp tek başına yaşayabilir ya da ana birey üzerinde kalıp başka tomurcuklarla birlikte koloni oluşturabilir.. 3) Sporla Üreme: Çevre şartlarına dayanıklı ve başka bir üreme hücresi ile birleşmeden çimlenerek yeni bir canlıyı oluşturabilen n kromozomlu üreme hücrelerine spor denir. Spor üreterek yapılan üremeye ise sporla üreme denir. ✔ Tek ve çok hücrelilerde görülebilir. ✔ Spor oluşturarak üreyen canlıların hayat döngüsünde eşeyli üreme ve eşeysiz üreme beraber görülür. Bu canlılar eşeysiz üreme ile eşeyli üremeyi sırayla gerçekleştirir. Buna metagenez (döl almaşığı) denir. ✔ Tohumsuz bitkiler (eğrelti otu, kara yosunları…), plazmodium, cıvık mantarlar, mantarlar… gibi canlılarda görülür. 4) Partenogenez: Döllenmemiş yumurtadan mitoz bölünmeler ile canlı gelişimine partenogenez denir. Arı, karınca, su piresi ve bazı kertenkele gibi canlılarda görülür. ✔ Arılarda partenogenez, kraliçe arının mayoz bölünme ile ürettiği yumurtalar döllenme yapmadan mitoz bölünme yaparsa n kromozomlu erkek arılar oluşur. 5) Rejenerayon İle Üreme: ✔ Rejenerayon: Dokuların mitoz bölünmeler ile kendini yenilemesidir. ✔ Canlıların gelişmişliği arttıkça rejenerasyon yeteneği de azalır. ✔ Yaranın onarılması (doku düzeyinde), karaciğerin eksik parçasını onarması (organ düzeyinde), kertenkelenin kopan kuyruğunu yeniden üretmesi ( organ düzeyinde) rejenerasyon örneğidir. Üreme değildir. ✔ Bazı canlılarda ise rejenerasyon yeteneği çok yüksektir. Üreme amacıyla rejenerasyon yapılabilir. Canlının kopan bir parçasının kendini tamamlayarak yeni bir canlı oluşturmasına rejenerasyon ile üreme denir. Bazı omurgasız hayvanlarda görülür. ✔ Deniz yıldızının kopan kolundanyeni deniz yıldızı üremesi, planaryanın kopan parçasından yeni planarya oluşması, toprak solucanının kopan parçasından yeni toprak solucanı olması rejenerasyon le üreme örnekleridir. 6) Vejetatif Üreme: Bitkilerde üreme organları dışındaki yaprak, kök ve gövdelerin kullanılarak yapılan üremeye vejetatif üreme denir. ✔ Çelik ile üreme: Bitkiden kopan dal ya da yaprak sapı gibi yapıların toprağa dikilmesi ile yeni bitki oluşturulabilir. Özellikle kavak ve söğüt gibi bitkilerde çok iyi şekilde görülür. ✔ Stolon (sürünücü gövde) ile üreme: Çilek bitkisinde toprak üzerinde yatay olarak ilerleyen ince gövdeler vardır. Çilek bu şekilde vejetatif olarak üreme yapabilir. ✔ Yumru gövde ile üreme: Yer elması ve patates gibi bitkilerde toprak altı depo gövdelerinin toprağa dikilmesi ile yeni bitki üretilebilir. ✔ Soğan ile üreme: Lale, soğan, pırasa gibi soğanlı bitkilerde soğan yapısının toprağa dikilmesi ile yeni bitki üretilebilir. ✔ Rizom ile üreme: Zencefil, bambu gibi bitkilerin toprak altında ilerleyen yassılaşmış gövdeleri vardır. Bu gövdelere rizom denir. Rizomun toprağa dikilmesi ile yeni bitki üretilebilir. ✔ Daldırma yöntemi: Bitkinin dalının ana bitkiden ayrılmadan toprağa daldırılması ve ucunun açıkta bırakılması ile yeni bitki üretilmesidir. ✔ Aşılama: Bitkiden kopartılan bir dal parçasının başka bir bitkinin dalı üzerine yerleştirilmesiyle yapılan üremedir. ✔ Doku kültürü: bir bitkiden alınan bölünebilme yeteneğindeki hücrelerin laboratuvar ortamında çoğaltılması ve hormon verilerek yeni bitki üretilmesidir. Bu yöntem ile bitkiler klonlanabilir. ✔ Vejetatif üreme ile tarım alanında ticari değeri yüksek bitkiler elde edilebilir. Daha çok meyve veren, istenilen özelliğe sahip ve dayanıklı bitkiler çoğaltılabilir. Aynı bitki üzerinden birkaç farklı meyve elde edilebilir. Sıradaki konu: Eşeyli Üreme Önceki konu: Mayoz Bölünme

  • Enzimler | selinhoca

    Önceki konu: Proteinler ve Vitaminler Sıradaki konu: Nükleik Asitler 5) ENZİMLER Katalizör: Kimyasal tepkimelerin gerçekleşmesi için gerekli olan aktivasyon enerjisini düşürerek, tepkimenin daha az enerji ile başlamasını sağlayan maddelerdir. Enzimler, biyolojik katalizörlerdir. ✔ Canlı vücudunda kimyasal tepkimelerin gerçekleşmesine olanak sağlayan organik maddelerdir. ✔ Tepkimenin başlayabilmesi için gerekli olan aktivasyon enerjisini düşürürler ve reaksiyonun daha hızlı gerçekleşmesini sağlarlar. Enzimler reaksiyonun başlamasını sağlamazlar. ✔ Tepkime sonucunda değişikliğe uğramadan serbest kalırlar. ✔ Tepkimenin sonucuna, ürün çeşit ve miktarına etki etmezler. Sadece aynı süre içinde daha fazla ürün üretilmesini sağlarlar. Enzimlerin Yapısı Basit enzim: Sadece apoenzim kısmından oluşmuştur. Apoenzimin yapısında sadece protein bulunur. Enzimin çalışabilmesi için yardımcı kısma ihtiyacı yoktur. Bileşik enzim: Apoenzim haricinde yardımcı kısım da taşıyan enzimlerdir. Apoenzim ve yardımcı kısmın birleşmiş haline holoenzim denir. Bu enzimlerin çalışabilmesi için yardımcı kısmın bulunması gerekir. Yardımcı kısım inorganik maddelerden oluşmuşsa kofaktör; organik maddelerden oluşmuşsa koenzim adını alır. Enzimlerin Özellikleri 1) Sadece canlılar tarafından hücre içinde sentezlenir. 2) Hücre içinde ya da hücre dışında görev yapabilirler. 3) Sitoplazmada serbest halde ya da organel içinde bulunabilirler. 4) Etki ettikleri maddeye substrat denir. 5) Enzimler substrata özgüdür. Enzimle substrat arasında anahtar kilit ilişkisi vardır. Bu sayede bir enzim canlı vücudundaki tüm tepkimeleri gerçekleştiremez. 6) Tekrar tekrar kullanılabilirler. Tepkimeden değişikliğe uğramadan çıkarlar. Tepkime başlangıcı ve bitiminde miktarlarında değişiklik olmaz. Yapıları bozulduğunda parçalanır, yeniden üretilirler. 7) Tepkime sırasında serbest enzimler substratla birleştiğinden Enzim - substrat kompleksi oluşur. Ortamdaki serbest enzim miktarı azalır. Tepkime tamamlandığında kompleks bozulacağından serbest enzim miktarı başlangıç düzeyine tekrar gelir. 8) Tepkime çeşidi kadar enzim vardır. 9) İnorganik katalizörlerden daha hızlı çalışırlar. 10) Genellikle çift yönlü çalışırlar. (Sindirim, solunum, kemosentez ve fotosentez enzimleri çift yönlü çalışmaz) 11) Enzim isimlerinde genellikle –az ile biten enzimler aktif, -jen ile biten enzimler pasif enzimlerdir. 12) Bir apoenzim çeşidi sadece belirli bir koenzim ya da kofaktör ile çalışabilir. Ancak bir koenzim ya da kofaktör birden fazla apoenzim çeşidi ile çalışabilir. Bu nedenle hücrelerdeki apoenzim çeşidi koenzim ya da kofaktör çeşidinden fazladır. 13) Bazı enzimler hücrede takım halinde çalışırlar. 14) Enzimler gen kontrolünde sentezlenir. Gende sorun çıkması enzimin sentezinin bozulmasına yol açar. Bu da canlıda rahatsızlıklara neden olur. 15) Enzim İnhibisyonu: Ürün çok fazla biriktiğinde ürün inhibitör madde gibi davranarak enzimin çalışmasını durdurur. Bu durumun hücreye iki faydası vardır. 1. Gereksiz ATP harcanması önlenir. 2. Gereksiz ürün oluşumu önlenir. 16) Enzim Aktivasyonu: Tepkime sonunda oluşan bir ürün enzime aktivatör madde gibi etki göstererek daha fazla ürün oluşmasını sağlar. 17) Enzimler etkinliklerine substratın dış yüzeyinden başlar. Substratın yüzey alanı arttıkça enzim aktivitesi de artar. Enzimlerin Çalışmasına Etki Eden Faktörler 1) Substrat Miktarı: Substrat miktarı arttıkça tepkime hızlanır. Enzim miktarı sınırlı ise tepkime hızı bir süre sonra sabit kalır. 2) Enzim Miktarı: Enzim miktarı arttıkça tepkime hızlanır. Substrat miktarı sınırlı (yeni substrat eklenmeyecek) ise tepkime hızı bir süre hızlanır sonra substratlar biteceği için yavaşlayarak durur. 3) Sıcaklık: Enzimler proteinlerden oluştuğu için yüksek sıcaklık denatürasyona neden olur. Düşük sıcaklık ise enzimin yapısını bozmaz sadece çalışmasını durdurur. En iyi çalışmayı optimum sıcaklıkta verirler. Canlı vücudunda bulunan enzimlerin optimum çalışma sıcaklığı canlıdan canlıya farklılık gösterebilir. 4) Su: Enzimler ortamdaki su yoğunluğu yaklaşık olarak % 15’in altına düştüğünde çalışmazlar. 5) pH: Enzimlerin yapısına uygun çalışma aralığı vardır. Enzimin çalışma aralığına göre yüksek ya da düşük pH denatürasyona neden olur. 6) Substrat Yüzeyi: Enzimler aktivitelerine substratın dış yüzeyinden başlarlar. Substrat yüzeyi arttıkça tepkime hızı da artar. 7) Aktivatör: Enzimin aktivitesini artıran maddelerdir. Bazıları enzimin aktif bölgesinin daha da aktifleşmesini sağlarken bazıları substratın enzime bağlanmasını kolaylaştırır. 8) İnhibitör: Enzim etkinliğini yavaşlatan ya da durduran maddelerdir. Bazıları enzimin aktif bölgesine bağlanarak aktiviteyi engeller. Bazıları ise substrat yerine enzime bağlanarak substratın bağlanmasını engeller. PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE 2 ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE 2 PDF İNDİR 2 TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE

  • Karbonhidratlar | selinhoca

    Önceki konu: İnorganik Maddeler Sıradaki konu: Lipitler Diğer video izleme seçenekleri Tablet versiyonu izle Özel Ders versiyonu izle ORGANİK MADDELER 1) Karbonhidrat 2) Yağ (Lipit) 3) Protein 4) Vitamin 5) Enzim 6) Nükleik Asit 7) ATP 8) Hormon ✔ Yapısında C, H ve O bulunan maddelerdir. (CH4 oksijen içermeyen organik maddedir. Genellikle) ✔ Canlılar tarafından sentezlenebilir. ✔ Sindirilebilirler. Sindirilmeleri sonucunda monomerlerine (yapı taşlarına) ayrılırlar. ✔ Monomerleri hücre zarından geçebilir. ✔ Enerji verici, yapıcı-onarıcı ve düzenleyici olarak görev alırlar. ✔ Hücresel Solunum ile Enerji Elde Edilirken Kullanılma Sırası 1) KARBONHİDRAT 2) LİPİT (YAĞ) 3) PROTEİN ✔ Birim Miktarının Enerji Verme Sırasına Göre 1) LİPİT (YAĞ) 2) PROTEİN 3) KARBONHİDRAT ✔ Yapıcı Onarıcı Olarak Görev Yapma Sırasına Göre 1) PROTEİN 2) LİPİT (YAĞ) 3) KARBONHİDRAT 1) KARBONHİDRATLAR: ✔ Yapısında C, H ve O bulunur. ✔ Canlılar için en önemli ve öncelikli enerji kaynağıdır. ✔ Yapıcı onarıcıdırlar ancak düzenleyici değillerdir. Yapısında bulunan monomer sayısına göre sınıflandırılırlar. a) Monosakkarit: Bir tane yapı birimindenoluşmuş olan karbonhidratlardır. ✔ Karbonhidratların sindirimle oluşmuş en küçük parçalarıdır. ✔ Hücre zarından kolayca geçebilirler. ✔ Solunumla daha küçük parçalara ayrılabilirler. Yapısında bulunan karbon sayılarına göre sınıflandırılırlar. Trioz (3C): Yapısında 3 karbon bulunan monosakkaritlerdir. En önemlisi gliseraldehittir. Bu molekül solunum ve fotosentezde ara ürün olarak oluşur. Pentoz (5C): Yapısında 5 karbon bulunan monosakkaritlerdir. Enerji verici olarak kullanılmaz. İki çeşittirler. ✔ Riboz: RNA ve ATP’nin yapısına katılır. ✔ Deoksiriboz: DNA’nın yapısına katılır. Riboz ile deoksiribozun farkı deoksiribozun oksijen sayısının ribozun oksijen sayısından bir eksik olmasıdır. Bu nedenle izomer değillerdir. Heksoz (6C): Yapısında 6 karbon bulunan monosakkaritlerdir. C6H12O6 kapalı formülüne sahiplerdir. Bu nedenle birbirlerinin izormerleridir. Açık formüllerine göre üç çeşittirler. Glikoz: ✔ Üzüm ya da kan şekeri de denir. ✔ Bitki ve hayvan hücrelerinde ortak olarak bulunur. ✔ Canlılarda enerji verici olarak kullanılan en temel organik maddedir. Beyin hücrelerinin tek enerji kaynağı glikozdur. Fruktoz: ✔ Meyve şekeri de denir. ✔ Bitkiseldir. Galaktoz: ✔ Süt şekeri de denir. ✔ Bitki ve hayvan hücrelerinde ortak olarak bulunur. Fruktoz ve galaktoz insanlarda doğrudan kullanılamaz. Karaciğerde glikoza dönüştürülerek kullanılır. b) Disakkarit: İki tane heksozun dehidrasyon sentezi ile birleşmesi sonucu oluşan karbonhidratlardır. ✔ Sindirilebilirler ve sindirilmeden hücre zarından geçemezler. ✔ Dehidrasyon Sentezi: Küçük organik moleküllerin birleşmesi sonucunda büyük bir organik molekülün oluştuğu ve suyun açığa çıktığı tepkimelerdir. Birleşen organik maddeler arasında oluşan kimyasal bağ tepkimeden su çıkmasına yol açar. Anabolizma tepkimesidir. Gerçekleşmesi sırasında ATP harcanır. ✔ Hidroliz: Büyük bir organik maddenin su yardımı ile parçalanması sonucu kendini oluşturan yapı birimlerine ayrılmasıdır. Büyük organik maddenin yapısındaki kimyasal bağların kopmasını sağlar. Sindirim olayları hidrolizdir. Katabolizma tepkimesidir. Gerçekleşmesi sırasında ATP harcanmaz ve üretilmez. ✔ Dehidrasyon ve hidroliz birbirinin zıttı olaylardır. İki monosakkarit dehidrasyon sentezi ile birleşirken aralarında glikozit bağı oluşur ve 1 molekül su açığa çıkar. ✔ Disakkarit oluşumu sadece heksozlar arasında gerçekleşebilir. Pentozlar disakkarit yapımında kullanılmaz. ✔ Disakkaritin yapısına katılan heksozlar disakkaritlerin çeşitlenmesine neden olur. Üç çeşit disakkarit vardır. Bunlar maltoz, laktoz ve sükroz (sakkaroz)’dur. Maltoz: ✔ Arpa şekeri de denilir. ✔ İki glikozun dehidrasyon sentezi sonucunda birleşmesi ile oluşur. ✔ Bitkiseldir. Sakkaroz (Sükroz): ✔ Çay şekeri olarak da bilinir. ✔ Glikozla früktozun dehidrasyon sentezi sonucu birleşmesi ile oluşur. ✔ Bitkiseldir. Laktoz: ✔ Süt şekeri de denir. ✔ Glikoz ile galaktozun dehidrasyon sentezi ile birleşmesi sonucu oluşur. ✔ Hayvansaldır ve sadece hayvan hücrelerinde bulunur. c) Polisakkarit: Çok sayıda glikozun dehidrasyon sentezi ile birleşmesi sonucunda oluşan karbonhidratlardır. ✔ Polimer halindedirler. ✔ Sindirime uğrayabilir. Glikozların sayısı ve glikozit bağlarının konumları polisakkaritlerin çeşitlenmesine neden olur. Depo Polisakkaritleri Glikojen: ✔ Hayvansal depo polisakkaritidir. ✔ Hayvanlarda glikozun fazlasının karaciğer ve iskelet kaslarında depolanmış şeklidir. ✔ Bakteri, arke ve mantar hücrelerinde de depo edilebilir. ✔ Kanın glikoz oranı düştüğünde karaciğerde depolanan glikojen hidroliz edilir. Çizgili kaslarda depolanan glikojen ise kasların enerji ihtiyacını gidermek için hidroliz edilir. ✔ Suda çözünür. Nişasta: ✔ Bitkisel depo polisakkaritidir. ✔ Bitkilerde fotosentez sonucunda üretilir ve depo organlarında depolanır. ✔ Suda çözünmez. (Çok az çözünür) Yapı Polisakkaritleri Selüloz: ✔ Bitkisel yapı polisakkaritidir. ✔ Bitkilerin ve alglerin hücre çeperinin yapısına katılır bu nedenle doğada en çok bulunan polisakkarittir. ✔ Bazı arke, bakteri ve protistalar dışında hiçbir canlı tarafından hidroliz edilemez. İnsanlarda sindirilemediğinden dışkı şeklinde dışarı atılır. Bol selülozlu besinler yemek bağırsak hücrelerini uyarır ve mukus salgısının üretimini artırır. Bu durum sindirimi ve emilimi kolaylaştırır. Selülozlu besinlerle beslenmek sağlık açısından önemlidir. ✔ Suda çözünmez. Yapı Polisakkaritleri Kitin: ✔ Hayvansal yapı polisakkaritidir. ✔ Eklem bacaklıların dış iskeletinin yapısına katılır. ✔ Mantarların hücre çeperinin yapısına katılır. ✔ Diğer karbonhidratlardan farklı olarak yapısında N (azot) elementi bulunur. Bu nedenle azotlu polisakkarit de denir. ✔ Suda çözünmez PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ŞİMDİ İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE

  • Madde Döngüleri | selinhoca

    PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE Madde Döngüleri Ekosistemde yer alan maddeler organik ve inorganik formlarına sürekli dönüşerek döngü halindedir. En önemli madde döngüleri ✔ Su döngüsü ✔ Karbon döngüsü ✔ Azot döngüsü Su, karbon ve azot döngüsü atmosfer ile yeryüzü arasında gerçekleşir. SU DÖNGÜSÜ Buharlaşma, yoğunlaşma, yağış, fotosentez ve solunum olayları ile su katı sıvı ve gaz formuna dönüşerek yeryüzü ile atmosfer arasında dönüşüm geçirir. KARBON DÖNGÜSÜ ✔ Atmosferde C; CO ve CO2 halinde bulunur. ✔ CO2, özümleme reaksiyonları ile ototroflar tarafından organik madde haline getirilir. Beslenme yolu ile diğer canlılara geçer ve solunum ile yeniden atmosfere ulaşır. ✔ Ayrıca yanma olayları da atmosferdeki CO2 miktarını artırır. AZOT DÖNGÜSÜ ✔ Atmosferde bulunan azot gazı çeşitli doğa olayları ve azot bağlayıcı bakteriler ile yeryüzüne aktarılır. ✔ Fotosentez ve kemosentez reaksiyonları ile ototroflar tarafından organik madde haline getirilir. ✔ Beslenme yolu ile heterotroflara geçer. ✔ Canlıların ölmüş vücut parçaları, ölüleri ve dışkılarının saprofitler tarafından parçalanması sonucu yeniden inorganik hale gelir. Bu olaya pütrifikasyon denir. ✔ Saprofit faaliyetleri ile açığa çıkan NH3, nitrit bakterileri ile nitrite (NO2); nitrit ise nitrat bakterileri ile nitrata (NO3) dönüştürülür. Bu canlılara genel olarak nitrifikasyon bakterileri denir. Olaya ise nitrifikasyon denir. Nitrifikasyon bakterileri nitrifikasyonu kemosentez ile gerçekleştirmektedir. Nitrifikasyon bakterileri ile tekrardan kullanılabilir azot tuzları oluşur. ✔ Yeryüzünde dönüşümü tamamlanmış olan azotun yeniden atmosfere aktarılması ise kemoototrof olan denitrifikasyon bakterileri tarafından gerçekleştirilir. Bu olaya denitrifikasyon denir. Çevre Sorunları Çevrenin doğal yapısı ve bileşiminin bozulması, canlıların bu durumdan olumsuz etkilenmesine çevre kirliliği denir. Çevre kirliliği iki şekilde olur. İnsan faaliyetleri sonucu ve doğal nedenler. İnsan Faaliyetleri Sonucu ✔ Fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz kullanımı ✔ Sanayi ve evsel atıklar ✔ Kimyasal ve biyolojik silah ✔ Nükleer silah ve radyoaktif atıklar ✔ Orman yangınları ve ağaçların kesilmesi ✔ Tarım ilaçlarının aşırı kullanılması Doğal Nedenler ✔ Depremler ✔ Seller ✔ Volkanik patlamalar HAVA KİRLİLİĞİ ✔ Hava İçerisinde bulunan maddelerin canlıların hayatını riske atacak kadar miktarının değişmesidir. Sera Etkisi: Havadaki karbondioksit ve sera gazlarının miktarının artmasıdır. Bunun sonucunda güneş ışınları tutulur, dünyanın sıcaklığı artar ve küresel ısınma ortaya çıkar. Küresel Isınma: Sera etkisine bağlı olarak dünya sıcaklık ortalamasının artmasıdır. Bunun sonucunda iklimler değişir, buzullar erir, dünya üzerindeki su miktarı artar, karalar küçülür deniz ve okyanuslar büyür, canlı çeşitliliği azalır. Karbon Ayak İzi: Bir kişinin bir yıl boyunca havaya salınımına neden olduğu karbondioksit miktarıdır. Asit Yağmurları: Azot ve kükürtlü bileşiklerin havaya salınımı ile bu maddelerin suyla tepkimeye girmesi sonucunda asit olarak dünyaya yağmasıdır. Bunun sonucunda; asit yağmurlarının yağdığı bölgelerde pH değişimi olur. pH değişiminden o ortamdaki canlılar olumsuz olarak etkilenir ve tarihi eser ve binalar zarar görür. Ozon Kirliliği: Motorlu taşıtlardan çıkan gazların güneş ışığı ile tepkimeye girmesi ile oluşan ozon ve azot dioksitin birikmesi ile ozon kirliği oluşur. Biriken ozon gazı solunduğunda canlılara zarar verir. Ozon Tabakasının İncelmesi: Kloroflorokarbon vb. kimyasal maddeler ozon tabakasının incelmesine neden olur. Bunun sonucunda güneşten gelen zararlı ışınlar ve UV ışınlar yeryüzüne ulaşarak canlılara zarar verir. SU KİRLİLİĞİ ✔ Suyun fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısının bozulmasıdır. Ötrofikasyon: Evsel ve endüstriyel atıklarla sulara azot ve fosfor taşınır. Bunun sonucunda su bitkileri ve algler kontrolsüzce çoğalır. Su kirlenmeye başlar ve sucul bölge zamanla küçülür. Buna ötrofikasyon denir. Bunun sonucunda sudaki organik besin miktarı, kokuşma ve çökelme artar, oksijen azalır, canlı çeşidi ve sayısı azalır. TOPRAK KİRLİLİĞİ ✔ Toprak yapısının bozulması ile verimliliğin düşmesidir. ✔ Her canlı doğrudan ya da dolaylı olarak toprağa bağımlıdır. Toprak kirliliğinin nedenleri; ✔ Hızlı nüfus artışı ✔ Atıkların toprağa karışması ✔ Tarımda kimyasal gübre ve ilaç kullanılması ✔ Asit yağmurları ✔ Radyoaktif atıklar Sıradaki konu: Sinir Sistemi - 1 (11. Sınıf) Önceki konu: Madde ve Enerji Akışı

  • Hücre Tarihi ve Karşılaştırma | selinhoca

    Önceki konu: ATP ve Hormon Sıradaki konu: Hücre Zarı - Hücre Çeperi ✔ Canlıların en küçük yapı birimi hücredir. ✔ Tüm canlılar hücre ya da hücrelerden meydana gelmiştir. ✔ Hücrelerin şekilleri ve canlı içindeki sayıları birbirinden farklı olabilir. Robert Hooke: Yapmış olduğu basit mikroskopla mantar tıpasını incelemiştir. Tıpada cellula adını verdiği hücreleri görmüştür. Hücrenin keşfini yapmıştır. Anton Van Leeuwenhoek: Hooke’un mikroskobundan daha gelişmiş bir mikroskop icat ederek tek hücreli canlıları incelemiştir. Böylece tek hücreli canlıları keşfetmiştir. Matthias Schleiden: Bitkilerle ilgili çalışmalar yapmıştır. Bitkilerin hücrelerden oluştuğunu keşfetmiştir. Theodore Schwann: Hayvanlarla ilgili çalışmalar yapmıştır. Hayvanların hücrelerden oluştuğunu keşfetmiştir. Rudolf Virchow: Yapmış olduğu çalışmaların sonucunda hücrelerin bölündüğünü keşfetmiştir. Bu nedenle bir hücrenin kendinden önceki hücreden oluştuğunu söylemiştir. ✔ Schleiden ve Schwann’ın keşifleri doğrultusunda « Bütün canlıların hücrelerden oluştuğu » anlaşılmıştır. Bu durum hücre teorisinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Wirchow’un da katkılarıyla hücre teorisi günümüzdeki halini almıştır. Hücre Teorisine göre; 1. Bütün canlılar bir ya da birden fazla hücreden meydana gelmiştir. 2. Hücreler canlıların yapısal ve işlevsel birimleridir. 3. Canlılar kendilerine özgü metabolizma faaliyetlerini hücrelerinde gerçekleştirir. 4. Canlılar genetik maddelerini hücrelerinde taşırlar. 5. Her hücre kendinden önceki hücrenin bölünmesi ile oluşur. ✔ Hücreler canlı türlerinde hatta bir bireyin farklı dokularında şekil ve büyüklük olarak farklılık gösterebilir. ✔ Hücreler hayati fonksiyonlarını daha rahat yapabilmek amacıyla mikroskobik boyuttadır ancak bazı hücreler gözle görülebilir. (deve kuşu yumurta hücresi) ✔ Hücrelerin incelenmesinde ilk olarak ışık mikroskobu kullanılmıştır. Işık mikroskobu hücreleri gözlemleyebilir ancak hücrenin yapısı ile ilgili çok fazla bilgi veremez. Bu nedenle hücrenin keşfi 17. YY (1600 - 1699) olmasına rağmen çok fazla bilgi edinilememiştir. ✔ 20. YY (1900 - 1999) elektron mikroskobunun icat edilmesiyle hücreyle ilgili bilinmeyenler aydınlanmaya başlamıştır. Elektron mikroskobu, ışık mikroskobuna göre çok fazla büyütme yaptığından hücrenin içeriğinin de incelenmesine imkan sağlamıştır. İki çeşit elektron mikroskobu vardır. Bunlar; taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve transmisyonlu elektron mikroskobu (TEM) dur. HÜCRELERİN KARŞILAŞTIRILMASI Hücreler çekirdeklerinin olup olmamasına bakılarak ikiye ayrılır. 1) Prokaryot Hücre: ✔ Genetik maddesi sitoplazmaya dağılmış olan ve ribozom hariç organelleri olmayan hücrelere prokaryot hücre denir. ✔ Bütün prokaryotlar tek hücrelidir. ✔ Bakteri ve arkeler prokaryottur. 2) Ökaryot Hücre: ✔ Genetik maddesi çekirdek zarı ile sitoplazmadan ayrılan (çekirdeği olan) ve ribozom dahil olmak üzere organelleri bulunan hücrelere ökaryot hücre denir. ✔ Ökaryot hücreli canlıların bazıları tek bazıları çok hücrelidir. ✔ Protista, mantar, bitki ve hayvanlar ökaryottur. ✔ Protista ve mantarların bazıları tek bazıları çok hücreli; bitki ve hayvanlar ise çok hücrelidir. TABLET ANLATIMI İZLE TABLET ANLATIMI İZLE 2 ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE 2 PDF İNDİR PDF İNDİR 2

  • Çekirdek | selinhoca

    Önceki konu: Sitoplazma Sıradaki konu: Bilimsel Bilgi 3) ÇEKİRDEK ✔ Ökaryot yapılı hücrelerde genetik maddeyi taşıyan hücre kısmıdır. ✔ Prokaryot hücreli canlılarda ve olgun alyuvar hücrelerinde bulunmaz. Dört temel kısımdan oluşur. 1) Çekirdek Zarı ✔ Çekirdek içeriğini sitoplazmadan ayıran çift katlı zardır. ✔ Yapısı hücre zarı ile aynıdır. Ancak yapısında bulunan porların genişliği hücre zarının porlarından daha büyüktür. Bu nedenle hücre zarından geçemeyen birçok molekül çekirdek porundan geçebilir. ✔ Endoplazmik retikulum tarafından oluşturulmuştur. Endoplazmik retikulum doğrudan çekirdek zarına bağlıdır. ✔ Çekirdek zarını oluşturan endoplazmik retikulum granüllü endoplazmik retikulum ise zarın dış yüzeyinde ribozom bulunur. ✔ RNA molekülü ve ATP çekirdek porundan geçebilirken DNA geçemez. 2) Çekirdek Sıvısı (Çekirdek Plazması) ✔ Çekirdeğin içini dolduran sıvıdır. ✔ Yapısı sitoplazmaya benzerdir. Ancak sitoplazmadan daha yoğun bir sıvıdır. İçinde DNA, RNA ve inorganik, organik maddeler bulunur. 3) Çekirdekçik ✔ Çekirdeğin içinde bulunan belirgin koyu bölgedir. ✔ Çekirdek sıvısından zar ile ayrılmamıştır. ✔ Çekirdek sıvısı içindeki DNA moleküllerinin yoğunlaştığı bölgelerdir. ✔ Yapısında bulunan DNA molekülleri rRNA ve ribozom yapısına katılan proteinlerin üretiminden sorumludur. Bu yapılar birleştirilerek ribozomal alt birimler oluşturulur. ✔ Ribozom üretiminden sorumlu olduğundan protein sentezini çok fazla gerçekleştiren hücrelerde çok sayıda çekirdekçik bulunur. 4) Kromatin İplik ✔ Çekirdek sıvısı içinde bulunan genetik maddedir. ✔ DNA molekülleri çekirdek içinde paketlenirken histon adı verilen özel proteinlerle sarılır ve nükleozom yapısını oluşturur. DNA + Histon = Nükleozom ✔ Nükleozomlar bir araya gelerek kromatin iplik halini alır. ✔ Kromatin iplikler düzensiz ipliklerdir. Çekirdek içindeki genetik maddenin doğal görüntüsüdür. ✔ Hücre bölünmesi sırasında DNA miktarı iki katına çıkar (Replikasyon). Kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozom halini alır. Kromozomun varlığı hücrenin bölünmekte olduğunun kanıtıdır. Kromozom ✔ Hücre bölünmesi sırasında genetik maddeyi taşıyan yapıdır. İki kat genetik madde taşır. ✔ Bir kromozom birbirinin aynısı olan iki kromatitten oluşur. Bu kromatitlere kardeş kromatit denir. Bunlar birbirine sentromer ile bağlanır. ✔ İnsan: 46 Soğan: 16 Eğrelti Otu: 500 Moli Balığı: 46 kromozoma sahiptir. ✔ Aynı tür olan canlıların kromozom sayıları aynıdır. (Genellikle) ✔ Farklı türde canlıların kromozom sayıları aynı olabilir. Sayıların aynı olması canlıların birbirine genetik olarak benzer olduklarını göstermez. ✔ Kromozom sayılarına bakılarak canlılar arasında ilişki kurulamaz. PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE

  • Kontrol Çok Allelik Eş Baskınlık | selinhoca

    Önceki konu: Monohibrit ve Dihibrit Çaprazlama KONTROL ÇAPRAZLAMASI ✔ Baskın fenotipli bir bireyin genotipini bulmak amacı ile aynı karakter bakımından çekinik fenotipli bir bireyle çaprazlanmasına kontrol ya da test çaprazlaması denir. ✔ Kontrol çaprazlaması ile istenilen türler ıslah edilebilir. EŞ BASKINLIK (KODOMİNANTLIK) ✔ Allel genler arasındaki baskınlığı eşit olması durumudur. ✔ Aralarında eş baskınlık olan genler heterozigot durumdayken birbirleri üzerine baskınlık kuramazlar. Bu durumda her iki geninde özelliğini taşıyan üçüncü bir fenotip meydana gelir. ✔ İnsanlarda görülen AB ve MN kan grubu eş baskınlık sonucu oluşmuştur. ÇOK ALLELLİK ✔ Bir karakterin oluşumundan sorumlu allel sayısının ikiden fazla olmasıdır. ✔ Diploit kromozomlu hücrelerde bir karakterin oluşumu ile ilgili en fazla iki çeşit allel bulunabilir. ✔ Genotip Çeşit Sayısı: n(n+1)/2 ✔ Fenotip Çeşit Sayısı: n (alleller arasında eş baskınlık varsa; n+eş baskınlık durumları) KAN GRUPLARI AB0 KAN GRUBU ✔ İnsanlarda kan nakillerinde görev alan kan gruplarından biridir. ✔ A, B ve 0 geninin çok allelliği ile kontrol edilir. ✔ A geni ile B geni birbirine eş baskındır. 0 geni ise çekinik gendir. A = B > 0 ✔ Genlerin farklı genotipler ile yan yana gelmesi ile 4 farklı fenotipte kan grubu oluşur. (A, B, AB ve 0) Antijen (Aglütinojen): Bir canlıya dışarıdan giren yabancı proteindir. Antikor (Aglütinin): Bağışıklık sisteminin antijene karşı ürettiği protein yapılı savunma proteinidir. RH KAN GRUBU ✔ İnsanlarda kan nakillerinde dikkat edilen diğer kan grubu Rh dır. ✔ Rh proteinine sahip olmak (R), Rh proteinine sahip olmamaya (r) tam baskındır. R>r KAN UYUŞMAZLIĞI (ERİTROBLASTOSİS FETALİS) ✔ A-B-0 kan grubu farketmeksizin, annenin Rh (-), babanın Rh (+) ve çocuğun Rh (+) olması durumudur. ✔ Annenin kanında bulunan D antikoru, çocuğa geçerek çocuktaki Rh antijenlerini çökeltmeye başlar, bu durumda çocukta ölü doğum, düşük ya da sakatlıklar görülebilir. ✔ Bu durumdan korunmak için kan uyuşmazlığı ihtimali olan ailelerde annenin hamilelik döneminde aşı olması gerekmektedir. PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE 2 Sıradaki konu: Eşeye Bağlı Kalıtım

  • Eşeyli Üreme | selinhoca

    Eşeyli Üreme Aynı türe ait farklı cinsiyetteki iki canlının beraberce kendilerine benzeyen yavrular meydana getirmesine eşeyli üreme denir. ✔ Temelinde mayoz ve döllenme vardır. ✔ Genetik çeşitliliğe neden olur. ✔ Genellikle gelişmiş canlılarda görülür. ✔ Oluşan bireyler değişen çevre şartlarına daha dayanıklıdır. Hermafroditlik ✔ Bir canlı hem dişi hem de erkek üreme organlarının bir arada bulunmasıdır. ✔ Bu canlılar dişi üreme organları ile yumurta, erkek üreme organları ile de sperm üretirler. ✔ Bazı hermafrodit canlılar kendi sperm ve yumurtalarını dölleyerek yavru oluşturabilirler. Yani kendi kendini dölleyebilirler. Örn: Planarya ve bazı bitkiler ✔ Bazı hermafrodit canlılarda ise üreme hücreleri farklı zamanlarda oluştuğu için kendi kendini dölleyemez. Ayrıca bu durum genetik çeşitliliğin artmasını sağlar. Örn: Halkalı solucan ve bazı bitkiler Bitkilerde Üreme ✔ Tohumsuz bitkilerde metagenez ile üreme yapılır. ✔ Tohumlu bitkilerde ise üreme organları mayoz bölünme ile üreme hücrelerini (sperm ve yumurta) üreterek eşeyi üremenin gerçekleştirilmesini sağlar. ✔ Açık tohumlu bitkilerde üreme yapısı kozalaktır. Kozalaklarda dişi ve erkek üreme organı bir arada bulunmaz. (Dişi kozalak ve erkek kozalak farklıdır.) Hermafroditik yoktur. ✔ Kapalı tohumlu bitkilerde üreme organı çiçektir. Bazı bitkiler aynı çiçek içinde hem dişi hem de erkek üreme organına sahip olduğundan hermafrodittir. Bazıları ise ayrı eşeylidir. ✔ Çiçekte sadece dişi organ varsa dişi çiçek, erkek organ varsa erkek çiçek adını alır. ✔ Hermafrodit olanlarından bazıları kendi kendini dölleme yapabilir. Bazıları ise farklı çiçeklerden gelen poleni kabul ederek yabancı tozlaşma yapar. Bu durum, genetik çeşitliliğin artırılmasını sağlar. PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE Sıradaki konu: Kalıtım - 1 Önceki konu: Eşeysiz Üreme

  • HIZLI TEKRAR | selinhoca

    HIZLI TEKRAR KONU ANLATIMLARI

bottom of page