top of page

Arama Sonuçları

Boş arama ile 131 sonuç bulundu

  • Virüsler | selinhoca

    PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE Virüsler Bitkilerde görülen tütün mozaik hastalığının etkeninin bakteri olmadığı, farklı bir patojen olduğu bulunmuş ancak ışık mikroskobu ile yapılan incelenmelerde bu patojen bulunamamıştır. Elektron mikroskobunun icadından sonra ancak keşfedilebilmiştir.. ✔ Hücresel yapı göstermezler. ✔ Enzim sistemleri yoktur. ✔ Hücre içi zorunlu parazitlerdir. Canlı içerisinde canlı, canlı dışındayken kristal yapı gösterirler. ✔ Metabolizmaları yoktur. ✔ DNA ya da RNA taşırlar. Genetik maddelerine genom adı verilir. ✔ Genomları proteinden oluşmuş bir kılıfla kapatılmıştır. Bu kılıfa kapsit denir. ✔ Canlı hücre içerisinde (konak) aktivite gösterir. Dış ortamda cansızdırlar. ✔ Antibiyotiklerden etkilenmezler. İnterferonlardan etkilenirler. Enzim üretimi yapamazlar ancak, içine girecekleri hücrenin zarını eritecekleri ve RNA virüslerinde RNA’yı DNA’ya dönüştürecek enzimleri vardır. Konak hücrenin hücre zarını eriterek genomlarını yollar, ve konak hücrenin enzim, nükleotid, ATP, ribozom, tRNA ve amino asitlerini kullanarak kendilerinden üretirler. Konak hücrenin mRNA, DNA ve glikozlarını kullanmazlar. Virüslerin Üremesi ✔ Virüsler kendilerine özgü hücreler içerisine girerek üreme yaparlar. Virüslere konak, kullandıkların canlıya ise konakçı denir. ✔ Bakterileri konakçı olarak kullanan virüslere bakteriyofaj denir. ✔ Virüslerde hayat döngüsü litik ya da lizogenik olarak gerçekleştirilir. Lizogenik Döngü: Virüs genomunu konakçı hücreye girdikten sonra genomu ile hücrenin genetik maddesinin birleştirerek hücreye zarar vermeden birlikte yaşar. Litik Döngü: Virüs genomunu konakçı hücreye girdikten sonra hücrenin metabolizmasını ele geçirerek kendi protein ve genomunu üretir. Hücreyi parçalayarak yeni üretilen virüsler serbest kalır. Litik Döngü 1) Virüs, tutunma ipliklerindeki enzim ile konakçı hücrenin zarını eritir. Genomunu hücre içine yollar. 2) Genom konakçı hücrenin metabolizmasını ele geçirir. 3) Genom üzerindeki genetik bilgiye göre virüsün kapsidi ve yeni genomu üretilir. Bu üretim sırasında konakçı hücre içindeki maddeler kullanılır. 4) Virüse ait kapsit ve genom birleştirilir. Oluşan yeni virüsler konakçı hücreyi parçalayarak konakçıdan ayrılırlar. ✔ Virüsler çok kolaylıkla mutasyona uğrayan canlılardır. Bu nedenle konakçılarını çok kısa bir süre içinde değiştirebilirler. Ayrıca, hastalıklarının tedavisi için üretilen ilaç ve aşılarda bir süre sonra işe yaramayabilir. Virüs Hastalıkları Kuduz Hayvanlardan insanlara bulaşan viral bir hastalıktır. Virüs, beyin ve omuriliğe yerleşerek canlının ölümüne neden olur. Özellikle; kedi, köpek, yarasa ve kurt gibi canlılardan bulaşır. Aşılama ile hastalıktan korunulur. Hepatit Karaciğer hastalığıdır. Bu hastalığa yol açan farklı çeşitte virüsler vardır. A, E ve F tipi hepatitler; virüs bulaşmış olan su ve besin maddelerinin vücuda alınması ile bulaşır. B, C, D ve G türü hepatitler ise kan, tükürük ve cinsel temas yoluyla bulaşır. Grip Baş ağrısı, ateş, öksürük ve halsizlik gibi belirtiler gösteren çok yaygın bir viral hastalıktır. Çok fazla çeşitte grip virüsü vardır. Aşılama ve kişisel hijyen kurallarına uyarak korunulur. AIDS HIV virüsü ile kan, cinsel yolla ve diğer vücut sıvıları ile bulaşan bir hastalıktır. En fazla bulaşma cinsel yol, kan, anne sütü ve organ nakilleri ile gerçekleşir. Elisa adı verilen bir test ile hastalık tanısı konulur. Bu virüs kişinin bağışıklık hücrelerini konakçı olarak kullanır. Hastanın bağışıklığını düşürdüğünden hasta, bağışıklıksız kalır ve farklı bir hastalık etkeni canlının ölmesine yol açar. Günümüzde kesin tedavisi yoktur. Uçuk (HERPES) Ciltte bulaşıcı yaralar oluşturan viral bir hastalıktır. 8 çeşidi vardır. Bunlardan en sık rastlanılanı ağız ve burun çevresinde yaralar halinde kendini gösterir. Biri diğer en sık rastlananı da genital organda kendini gösterir. Bir diğeri de sinir hücrelerini konakçı olarak kullanarak zonaya neden olur. Sıradaki konu: Mitoz Bölünme (10. Sınıf) Önceki konu: Omurgalı Hayvanlar

  • Sınıflandırma Çeşitleri ve Birimleri | selinhoca

    Önceki konu: Hücre Zarından Madde Geçişleri Sıradaki konu: Bakteriler Alemi ✔ Dünyada keşfedilmiş çok fazla canlı çeşidi vardır. Bu canlıların araştırılmasını kolaylaştırmak amacı ile canlılar belirli özelliklere göre sınıflandırmışlardır. ✔ Sistematik: Canlıları benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandıran bilim dalıdır. ✔ Taksonomi: Canlıları sınıflandırmak için yöntem ve ilkeler geliştiren ve canlıları isimlendiren bilim dalıdır. ✔ Taksonomi, sistematik için bir araçtır. Sistematik, sınıflandırma sırasında taksonomiden yararlanır. Sınıflandırmada Kullanılan Ölçütler 1) Yapay (Ampirik) Sınıflandırma: ✔ Aristo ilk defa canlıları sınıflandırmaya çalışmıştır. ✔ Gözlemler yaparak canlıları analog organlarına göre sınıflandırmıştır. ✔ Analog Organ: Embriyonik köken benzerliği önemli olmadan görevli aynı olan organlardır. Günümüzde kullanılan sınıflandırmada önemsizdir. örnek: Sinek kanadı - Güvercin kanadı Aristo sınıflandırmayı yaparken canlıları; ✔ Yaşadıkları yer, ✔ Dış görünüşleri (morfoloji, fiziksel özellik), ✔ Analog organlarına göre sınıflandırmıştır. 2) Doğal (filogenetik) sınıflandırma: ✔ Carolous Linneous tarafından yapılmıştır. ✔ Günümüzde geliştirilerek kullanılmaya devam edilmektedir. ✔ Bir organizmanın evrimsel geçmişine filogeni denir. Canlıların filogenisine ve birbirleri ile olan akrabalık ilişkilerine bakılarak oluşturulduğundan bilimseldir. Filogenetik sınıflandırma yapılırken pek çok veri dikkate alınmıştır. Bunlar; ✔ Hücre çeşidi ✔ Anatomik ve fizyolojik benzerlikler ✔ Genetik madde ve protein benzerliği ✔ Beslenme ve üreme şekli ✔ Embriyonik köken benzerliği ✔ Homolog organ Kromozom sayısı benzerliği önemli değildir. ✔ Homolog organ: Görevleri aynı ya da farklı ancak yapıları (embriyonik kökenleri) aynı organlardır. Filogenetik sınıflandırmada önemlidir. örnek: İnsan kolu - Yarasa kanadı - Balina ön yüzgeci – Kedi ön bacağı ✔ John Ray (Jon Rey), benzer anne ve babadan meydana gelen canlıları aynı tür olarak tanımlamıştır. ✔ Carolous Linneous, John Ray’ın tür kavramını benimsemiş ve diğer sistematik birimleri de eklemiştir. Tür: Ortak bir atadan gelen, yapı ve görev bakımından benzer özelliklere sahip, birbirleri ile doğal yollardan çiftleşebilen ve çiftleşmeleri sonucunda verimli (kısır olmayan) yavrular oluşturan bireylere tür denir. Aynı tür olan canlıların; ✔ hücre çeşitleri ✔ beslenme ve üreme çeşitleri ✔ kromozom sayıları ✔ boşaltım atıkları aynıdır. İkili Adlandırma: Carolous Linneous tarafından, basit ve evrensel olabilecek bir tür isimlendirmesi oluşturulmuştur. İkili adlandırmada her türün adı iki kelime ile gösterilir. ✔ Birinci isme cins adı, ikinci isme tamamlayıcı ad denir. Cins adı sınıflandırmada önemlidir ve canlının hangi cinse ait olduğunu gösterir. Tamamlayıcı ad ise sınıflandırmada önemli bir veri değildir. ✔ En büyük sistematik birim ALEM ; ✔ En küçük sistematik birim ise TÜR dür. ✔ Büyük sistematik birimleri küçük sistematik birimlerini kapsar. ✔ Canlıların embriyonik gelişimi sırasında ilk olarak ŞUBE özellikleri son olarak TÜR özellikleri ortaya çıkar. Alemden Türe Doğru Gidildikçe Görülen Özellikler ✔ Genetik madde benzerliği artar. ✔ Protein benzerliği artar. ✔ Embriyonik köken benzerliği artar. ✔ Canlı çeşitliliği azalır. ✔ Birey sayısı azalır. ✔ Homolog organ artar. Türden Aleme Doğru Gidildikçe Görülen Özellikler ✔ Genetik madde benzerliği azalır. ✔ Protein benzerliği azalır. ✔ Embriyonik köken benzerliği azalır. ✔ Canlı çeşitliliği artar. ✔ Birey sayısı artar. ✔ Homolog organ azalır. PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE

  • Monohibrit ve Dihibrit Çaprazlama | selinhoca

    Önceki konu: Gamet Bulma, Genotip ve Fenotip Sıradaki konu: Kontrol Çaprazlaması, Çok Allellik, Eş Baskınlık MONOHİBRİT ÇAPRAZLAMA Bir karakter bakımından heterozigot olan bireylere monohibrit denir. İki monohibrit bireyin çaprazlanmasına ise monohibrit çaprazlama denir. DİHİBRİT ÇAPRAZLAMA İki karakter bakımından heterozigot olan bireylere dihibrit denir. İki dihibrit bireyin çaprazlanmasına dihibrit çaprazlama denir. 1) Homozigot sarı tohumlu bezelyeler ile homozigot yeşil tohumlu bezelyelerin çaprazlanması sonucunda elde edilen F1 ve F2 döllerinin genotip ve fenotiplerini yazınız. (Sarı tohumlu bezelye geni yeşil tohumlu bezelye genine baskındır.) Punnet Karesi 2) Homozigot sarı ve düzgün tohumlu bezelyeler ile homozigot yeşil ve buruşuk tohumlu bezelyelerin çaprazlanması sonucunda elde edilen f1 ve f2 dölünün fenotip ve genotiplerini yazınız . (Sarı tohum geni yeşil tohum genine; düzgün tohum geni buruşuk tohum genine baskındır.) Punnet Karesi Sorular 3) Aşağıdaki çaprazlamalardan hangisinin fenotip ayrışım oranı 3:1’dir? A) Aa x Aa B) Aa x aa C) aa x aa D) AA x AA E) AA x Aa 4) Heterozigot mor çiçekli iki bezelyenin çaprazlanması sonucunda oluşan bezelyelerin bazılarının beyaz çiçekli olduğu görülmüştür. Buna göre; I. Mor çiçek geni beyaz çiçek genine baskındır. II. Oluşan bezelyelerin ¼ ’ü beyaz çiçeklidir. III. Beyaz çiçekli bezelyelerin oluşma olasılığı ¼ ’tür. verilenlerden hangisi her zaman doğrudur? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve III E) I, II ve III 5) Bir canlı türünde A ve B genleri homozigot baskın olarak bir araya geldiklerinde canlının ölümüne sebep olmaktadır. Bu canlıdan AaBb genotipli iki birey çaprazlanırsa sağlıklı bireylerin fenotip ayrışım oranı aşağıdakilerden hangisidir? (A ve B baskın genlerdir.) A) 3:1 B) 1:2:1 C) 9:3:3:1 D) 8:3:3:1 E) 9:3:3 6) Aşağıdakilerden hangisi dihibrit çaprazlama örneğidir? A) Aa x Aa B) AaBb x CcDd C) Aa x Bb D) AaBb x AaBb E) AaBbCc x AaBbCc PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE

  • Sitoplazma | selinhoca

    TABLET ANLATIMI İZLE TABLET ANLATIMI İZLE 2 ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE 2 PDF İNDİR PDF İNDİR 2 2) SİTOPLAZMA ✔ Hücrenin içini dolduran, hayatsal faaliyetlerin gerçekleştiği plazmadır. ✔ İçinde inorganik ve organik maddeler vardır. Ayrıca görevleri birbirinden farklı olan organeller de bulunur. ✔ Sitoplazmanın organeller hariç yarı akışkan kısmına SİTOZOL denir. Sitozolün büyük bir kısmını su oluşturur. (%90) bu oran canlılarda %98'e kadar yükselebileceği gibi %5'e de düşebilir. Bu sıvının içinde enzimler, RNA, organik bileşenlerin yapı taşları, atık maddeler, mineraller… bulunur. Prokaryot hücrelerde sitozol içinde DNA da bulunur. ZARSIZ ORGANELLER 1) Ribozom ✔ Tüm canlı hücrelerde bulunur. (Memelilerin olgun alyuvar hücrelerinde bulunmaz. Ancak bu hücre ilk üretildiğinde ribozoma sahiptir. Organel ve çekirdeklerini sonradan kaybetmektedir.) ✔ Zarsız ve en küçük organeldir. ✔ Protein sentezi yapar. ✔ Yapısında protein ve rRNA bulunur. Prokaryot ve ökaryotlarda protein ve rRNA içerikleri farklıdır. Ökaryotlarda daha büyüktür. ✔ Çekirdekçik bölgesinde yapısını oluşturan rRNA ve protein üretildiğinden, üretim yeri çekirdekçiktir. ✔ Küçük ve büyük olmak üzere iki alt birimden oluşur. Pasif haldeyken alt birimler birbirinden ayrıdır. Protein sentezi sırasında alt birimler birleşir ve ribozom görevini yerine getirir. ✔ Prokaryot; sitoplazmada serbest halde; Ökaryot; sitoplazmada serbest halde, başka bir organelin içinde (kloroplast,mitokondri), endoplazmik retikulumun ve çekirdek zarının üzerinde bulunur. ✔ Bir hücrede aynı protein çeşidinden çok sayıda üretilmek istendiğinde çok fazla ribozom bir araya gelerek polizom (poliribozom) oluşturur. 2) Sentrozom ✔ Hücre bölünmesi sırasında iğ iplikleri oluşturarak hücre bölünmesine yardım eder. ✔ Bitki hücrelerinde görülmez. Hayvan hücrelerinin de sadece bölünebilenlerinde (kas, sinir, yumurta hücresinde yoktur.) bulunur. Mantar hücrelerinde vardır. Not: Sperm içinde bulunan sentrozom döllenmeye katılarak zigotun sentrozomu haline gelir. Bu nedenle vücudumuzda bulunan tüm sentrozomlar babamızın spermi içindeki sentrozomdan kopya alınarak üretilmiştir. ✔ Bir sentrozom iki tane sentriyolden oluşmuştur. Bu sentriyollerin yapısında ise mikrotübüller vardır. ✔ Görev yapmaya başlamadan kısa bir süre önce kendini eşleyerek iğ iplikleri üretir. TEK ZARLI ORGANELLER 1) Endoplazmik Retikulum ✔ Ökaryot hücrelerde çekirdek ile hücre zarı arasında yer alan kanallar sistemidir. Görevleri; ✔ Hücre içinde madde taşınmasını sağlar. ✔ Çekirdek zarını oluşturur ve çekirdek zarı ile doğrudan bağlantılıdır. ✔ Hücreye mekanik destek olur. ✔ Hücre içerisinde gerçekleşen asidik ve bazik tepkimelerin birbirine etki etmeden gerçekleşmesini sağlar. ✔ Karbonhidrat, yağ ve protein sentezinde görev alır.. ✔ Golgi cisimciği, koful ve lizozom organelinin üretimini sağlar. ✔ Golgi cisimciği ile birlikte çalışır. ✔ Üzerinde ribozom bulunup bulunmamasına göre iki çeşittir. Granüllü Endoplazmik Retikulum (GER) ✔ Üzerinde ribozom bulunur. ✔ Protein sentezinin çok fazla yapıldığı enzim, hormon ve salgı üretiminin çok olduğu hücrelerde bol miktarda bulunur. ✔ Proteinli moleküllerin golgi cisimciğine taşınmasından sorumludur. ✔ Hücre dışına salgılanacak, organel ve hücre zarındaki protein yapılı molekülün üretiminden üzerindeki ribozomlar sorumludur. Granülsüz Endoplazmik Retikulum (DER) ✔ Üzerinde ribozom bulunmaz. ✔ Hormon ve yağ sentezi yapan hücrelerde bol miktarda bulunur. ✔ Yağ, karbonhidrat ve mineral taşınmasından sorumludur. ✔ Kas hücrelerinde kasılmayı gerçekleştirmek için Ca depolaması yapar. ✔ İnsan karaciğer hücrelerinde ilaçların olumsuz etkilerini giderir ve glikojen depolar. GER ve DER aynı hücrede bir arada bulunabilir. 2) Golgi Cisimciği (Aygıtı) ✔ Yassılaşmış keseciklerden oluşmuş organeldir. Yassı keseciklerin uçlarında tomurcuklanarak oluşmuş küçük keseler vardır. ✔ Endoplazmik retikulum ile beraber çalışır. Genellikle birbirlerine yakın konumlanmışlardır. ✔ Golgi cisimciği endoplazmik retikulüme bakan yüzeyine bağlanan kesecikler içeriğini boşaltarak golgi aygıtının yapısına katılır. Golgi cisimciği endoplazmik retikulumdan gelen bu kesecikler vasıtasıyla gelişir. Golgi cisimciğine gelen maddeler golgi kanalları boyunca ilerlerken değişikliğe uğratılarak yapısı geliştirilir. Golgi cisimciğindede bu moleküllere yağ, şeker, fosfat ve sülfat grupları eklendiği gibi bazı moleküllerde çıkarılarak molekülün ana yapısı değiştirilebilir. Son halini alan molekül golginin hücre zarına bakan yüzeyinden kesecikler halinde salınır. Görevleri; ✔ Hücreye özgü salgıların üretilmesini ve ekzositozla atılacak olan salgı keseciğinin oluşturulmasını sağlar. ✔ Lizozom ve koful gibi organellerin üretilmesini sağlar. ✔ Kompleks organik maddelerin üretilmesini sağlar. (glikoprotein,glikolipit, fosfolipit…) ✔ Hücre zarının ve hücre çeperinin üretilmesini sağlar. (Selüloz üretimi golgi cisimciğinde gerçekleşmez. Ancak, bitki hücre çeperinin yapısına katılan diğer organik maddelerin üretimi burada gerçekleşir.) 3) Lizozom ✔ Golgi cisimciği tarafından oluşturulan içinde sindirim enzimleri bulunan organeldir. ✔ Bitki hücrelerinde bulunmaz. Özellikle pinositoz ve fagositoz yapan hücrelerde bol miktarda bulunur. ✔ İçeriğinde bulunan enzimler lizozom içindeyken pasif haldedir. Görevini yaptığı sırada aktif hale geçmektedir. (Aktifleştirme işlemi pH değişimi ile olmaktadır.) Görevleri; ✔ Hücre içi sindirim yapar. Fagositoz ve pinositozla içeri alınan besin kofunun etrafını sararak içeriğin sindirilmesini sağlar. Fagositozla içeri alınan molekül besin dışında bir mikroorganizma olabilir. ✔ Yaşlanmış ya da fonksiyonu bozulmuş organelleri parçalar. (Otofaji) ✔ Gerektiğinde kendini patlatır. İçeriğinde bulunan enzimler sitoplazmaya yayılır ve hücre kendini sindirir. Bu olaya otoliz denir. Bu durum hücre yaşlandığında ya planlanmış hücre ölümleri mekanizması için gereklidir. ✔ Lizozom aktivitesinin azalması bazı hastalıklara ve deri hücrelerinde lekelenmelere sebep olabilmektedir. 4) Koful ✔ Hücre içerisinde çeşitli görevleri bulunan organeldir. ✔ Genel olarak hayvan hücrelerinde çok sayıda küçük; bitki hücrelerinde ise az sayıda büyük kofullar bulunur. ✔ Bitki hücreleri yaşlandıkça koful büyüklükleri artar merkezde bulunan en büyük kofula merkezi koful denir. Bu koful bitki hücresi çok yaşlandığında diğer organelleri ve çekirdeği sıkıştırarak hücrenin ölmesine neden olur. Görevlerine göre kofullar; Depo kofulu: Genellikle bitki hücreleri de bulunur. Atık madde, pigment ve su depolanmasını sağlar. Besin kofulu: Endositozla alınan besini taşıyan kofuldur. Boşaltım kofulu: Ekzositozla atılacak maddeyi taşıyan kofuldur. Salgı kofulu: Ekzositoz ile salgılanacak salgıyı (enzim, hormon ya da özel bir madde) taşıyan kofuldur. Sindirim kofulu: Besin kofulu ile lizozom organelinin birleşmesi ile oluşan kofuldur. Endositoz ile hücre içine alınan besinin sindirilmesini sağlar. Kontraktil (Vurgan) koful: Tatlı sularda yaşayan ökaryot tek hücreli canlılarda hücre içine giren fazla suyun aktif taşıma ile dışarı atılmasını sağlayan kofuldur. Bu olay suyun enerji harcanarak atıldığı tek yerdir. 5) Peroksizom ✔ Hemen hemen tüm ökaryot hücrelerde bulunabilen ve H2O2’yi parçalayarak etkisiz hale getiren organeldir. ✔ Yağ asitlerinin solunuma katılma sürecinde oksijen kullanarak parçalanmasını sağlar. Bu şekilde mitokondriye yardım eder. Çift Zarlı Organeller 1) Mitokondri: ✔ Oksijenli solunum ile enerji üretiminin yapıldığı organeldir. Çok fazla enerji harcayan hücrelerde bol miktarda bulunur. (sinir hücresi , kas hücresi gibi..) ✔ İç ve dış olmak üzere iki zarı vardır. İç zar kıvrımlıdır. Bu kıvrımlara krista denir. Krista mitokondrinin yüzey alanını artırarak daha verimli çalışmasını sağlar. ✔ İçini dolduran sıvıya matriks denir. Matriks sitoplazma benzeri bir sıvıdır ve içerisinde inorganik ve organik maddeler bulunur. Matriks içerisinde enzim, ribozom organeli, DNA ve RNA moleküleri vardır. ✔ Kendini çoğaltabilir. Ancak kendi dış zarını üretecek olan nükleik asit şifresi kendi DNAsında bulunmadığından çoğalması hücre DNAsı kontrolündedir. ✔ Protein sentezi yapabilir. 2) Plastidler: ✔ Bitki hücrelerinde bulunan içerdiği pigmentler ile hücreye renk verebilen ve çeşitli görevleri olan organellerdir. ✔ İç ve dış olmak üzere çift zarlıdırlar. Üç çeşit plastid vardır. a) Kloroplast ✔ İçerisinde yeşil renk veren pigment bulunan (klorofil) plastidlerdir. ✔ Bulunduğu hücreye yeşil renk verir. Fotosentez yapabilen tüm ökaryotik hücrelerde bulunur. ✔ Kısa süreli nişasta depolayabilir. ✔ İç ve dış olmak üzere çift zarlıdır. İç zar düzdür. ✔ İçindeki sıvıya stroma denir. Bu sıvı sitoplazmaya benzer ve içerisinde inorganik ve organik maddeler bulunur. Ayrıca içinde enzim, ribozom, DNA ve RNA molekülleri bulunur. ✔ İçerisinde tilakoit zarların oluşturduğu üçüncü zar sistemi vardır. Bu zar sisteminde, grana (granum) denilen yapılar bulunur. Klorofil pigmentleri bu yapıların içinde bulunur. Granalar birbirine tilakoit ara lamellerle bağlıdır. Bu yapılar granalar tarafından yakalanmayan ışığı yakalayıp fotosentez verimi artırır. ✔ Kendini çoğaltabilir. Dış zarının genetik şifresi kendi DNA’sında bulunmadığından çoğalırken hücre DNA’sına bağlıdır. ✔ Protein sentezi yapabilir. b) Kromoplast ✔ Yeşil hariç renk pigmentlerini taşıyan plastidlerdir. Kırmızı: likopen Sarı: ksantofil Turuncu: karoten ✔ Bitkilerin çiçek yaprak ve kök gibi yapılarında bulunur. Taşıdığı rengi bitkiye verir. c) Lökoplast ✔ Renk pigmenti içermeyen plastidlerdir. ✔ Işık görmeyen kısımlarda bulunur. ✔ Bulunduğu hücreye göre farklı besin maddelerinin depolanmasını sağlar. Patates: Nişasta Pirinç: Nişasta Fasulye tohumu: Protein… ✔ Bitkilerin depo organlarının hücrelerinde bol miktarda bulunur. ✔ Gerekli çevre şartları sağlandığında plastidler birbirlerine dönüşebilirler. Örn: Olgunlaşan domatesin kırmızı olması Örn: Patatesin güneşte bekletildiğinde yeşile dönmesi HÜCRE İSKELET ELEMANLARI ✔ Ökaryot sitoplazması içerisinde bulunan protein yapılı lifli moleküllerdir. Üç çeşit hücre iskelet elemanı vardır. 1) Mikrofilament ✔ Aktin proteinlerinden oluşmuş en ince hücre iskelet elemanlarıdır. GÖREVLERİ: 1) Gerilmelere karşı koyarak hücrenin biçimini korur. 2) Kas hücrelerinin kasılmasını sağlar. (aktin) 3) Yalancı ayak ve mikrovillus oluşumu sağlar. 4) Hayvan hücrelerinde hücre bölünmesi sırasında boğumlanmayı sağlar. 5) Sitoplazmanın hareket etmesini sağlar. 2) Ara Filament ✔ Üst üste sarılmış lifli proteinlerden oluşan orta kalınlıktaki hücre iskelet elemanıdır. GÖREVLERİ: 1) Hücrenin şeklinin sabit kalmasını sağlar. 2) Çekirdek ve organellerin yerinin sabit kalmasını sağlar. 3) Deride bulunan ara filamentler keratin yapılıdır. Keratin yapılı ara filamentler deri hücreleri arasında bağlantı sağlayarak dayanıklılığını artırır. 3) Mikrotübül ✔ Tübülin proteinlerinden oluşmuş en kalın hücre iskelet elemanlarıdır. GÖREVLERİ: 1) Hücrenin şeklinin sabit kalmasını sağlar. 2) Hücre organellerinin gerektiğinde hareket etmesinin sağlar. 3) Sentriyol, sil ve kamçı yapıların yapısına katılır. 4) Hücre bölünmesi sırasında kromozomların hareketini sağlar. 5) Selüloz liflerinin düzenlenmesini sağlar. Sıradaki konu: Çekirdek Önceki konu: Hücre Zarı - Hücre Çeperi

  • Hakkımızda | selinhoca

    HAKKIMIZDA 2015 yılının Aralık ayının son günlerinde YouTube'da Biyoloji videoları yayınlamaya başladık. Her şeye sıfırdan başladığımız için herhangi bir kitleye sahip değildik ve sürekli düzensiz olarak Biyoloji videolarını kanalımıza eklemeye başladık. 2016 yılının Ağustos ayından itibaren yayınlamaya başladığımız Adım Adım YKS (eski adı YGS - LYS) serisi ile planlı ve düzenli videolar yükleyerek geniş kitlelere ulaşmaya başladık. 2018 yılının ara tatilinde BİYOKAMP serisini hazırlayarak özet niteliğindeki kamp videolarını tamamladık. 2018 - 2019 döneminde de müfredat değişikliğinden sonra güncel konu anlatım videolarını tamamladık. 2020 itibari ile özel ders olarak hazırladığımız içerikler ile olumlu tepkiler aldık. Özel ders serimiz ile öğrenciler evlerinde kullandıkları cihazlar ile özel ders tadındaki eğitimlere ücretsiz ulaşabildiler. 2021 yılında başladığımız yeni konu anlatımı, haftalık, aylık soru çözüm videoları ve deneme sınavları serilerimiz ile öğrencilere faydalı olmayı amaçlıyoruz. Video ders içeriklerimiz sürekli olarak güncellenmekte ve kullanıcılara en iyi deneyimi sunmak amacı ile geliştirilmektedir. PDF destekli konu anlatımı ve soru çözümleri ile kullanıcıların videoları sorunsuz ve en kolay şekilde takip etmelerini amaçlıyoruz. Selin Hoca bir eğitim markasıdır.

  • MSÜ Deneme Sınavı | selinhoca

    MSÜ BİYOLOJİ DENEME SINAVI TYT Biyoloji Denemeleri 2023 !!! PDF'deki sorular ile ilgili soru hatası, yazım yanlışı, veya önerileriniz varsa selinhocabiyoloji@gmail.com adresine mail atabilirsiniz. İyi çalışmalar dileriz.

  • Biyolojinin Dönüm Noktaları (Item) | selinhoca

    Sıradaki konu: PDF İNDİR Uzayda yapılan bilimsel çalışmaların insan hayatına katkısı ne olabilir? Moxie nedir? Hangi canlıdan ilham alınmıştır? Biyolojik bir çalışmanın insanların hayatına katkısı neler olabilir?

  • Ekolojik Terimler | selinhoca

    PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE ✔ Ekoloji: Canlıların birbirileri ve cansız çevre ile olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. ✔ Popülasyon: Belirli bir bölgede yaşayan aynı tür canlıların oluşturduğu topluluktur. ✔ Komünite: Birden fazla popülasyonun oluşturduğu topluluktur. ✔ Ekosistem: Birden fazla komünitenin bir araya gelerek oluşturduğu cansız çevreyi de içine alan bölgedir. ✔ Biyosfer: Dünya üzerinde canlıların yaşayabildiği en büyük ekosistemdir. ✔ Habitat: Canlıların hayatsal faaliyetlerini doğal olarak sürdürebildikleri yaşam alanıdır. ✔ Ekolojik Niş: Bir canlı türünün ekosistemdeki görevidir. ✔ Ekosistem canlılar ve çevrelerindeki cansız ortamdan oluşur. Ekosistemdeki canlılara biyotik faktör, cansızlara ise abiyotik faktör denir. BİYOTİK FAKTÖRLER: Ototroflar, heterotroflar ve saprofitlerdir. 1) Ototrof (Üretici) ✔ Ekosistemdeki besinin kaynağıdırlar. ✔ İnorganik maddeyi organik madde haline getiren canlılardır. ✔ İnorganik maddeleri ışık enerjisi ve klorofil pigmenti kullanarak organik madde haline getiren canlılara fotoototrof denir. Bu canlılar fotosentez yaparak beslenirler. (Bazı bakteri, algler ve bitkiler…) ✔ İnorganik maddeleri oksitleyerek açığa çıkardıkları enerji ile organik madde üreten canlılara kemoototrof denir. Bu canlılar kemosentez yaparak beslenir. (Bazı bakteriler, bazı arkeler…) 2) Heteretrof (Tüketiciler) ✔ Kendi besinini üretemeyip dışarıdan hazır alan canlılardır. (Bazı bakteriler, bazı arkeler, bazı protistalar, mantarlar, ve hayvanlar) 3) Saprofit (Ayrıştırıcılar) ✔ Hücre dışına salgılayabildikleri güçlü sindirim enzimleri ile organik maddeleri hücre dışında parçalayıp hücre içine aldıktan sonra inorganik hale getirebilen canlılardır. (Bazı mantarlar ve bazı bakteriler,) ✔ Ölmüş canlı kalıntılarını, canlıların atıklarını parçalayıp doğaya yeniden kazandırırlar. ✔ Doğadaki madde döngüleri için çok önemlidirler. Ototrof canlılar için ham madde üretimini yaparlar. ABİYOTİK FAKTÖRLER Ekosistemin cansız bileşenleridir. 1) Işık: ✔ Fotoototrof canlılar ışık enerjisi kullanarak inorganik maddeleri organik madde haline getirerek besinlerini üretirler. Bu nedenle ışık temel besinlerimizin üretiminde görev alır. Besin zincirleri ile üretilen besin diğer canlılara ulaştırılır. ✔ Yüksek enerjili ışınlar canlıda mutasyonlara neden olabilir. ✔ Dünya üzerindeki ışık dağılımı, canlıların yayılış göstermesi üzerine etkilidir. Işık alma süresi fazla olan ekosistemlerdeki canlı çeşitliliği ışık alma süresi az olanlara oranla daha fazladır. ✔ Hayvanların hayatsal faaliyetlerine devam edebilmesi ışığa göre ayarlanır. Örneğin, bazı hayvanlar ışık olduğunda aktifken bazıları karanlıkta aktiftir. Ya da bir çok bitki çiçek açma zamanlarını ışığa göre ayarlamıştır. 2) Sıcaklık: ✔ Canlı vücudundaki metabolik faaliyetlerin gerçekleşebilmesi enzimlerin çalışması ile mümkündür. Enzimler, en iyi çalışmalarını kendilerine göre olan optimum sıcaklık aralığında yaparlar. Canlının yaşam yerindeki sıcaklığın değişmesi canlı yaşamını olumsuz etkiler. Bu nedenle her canlı kendi metabolizmasına uygun sıcaklıktaki ekosistemlerde yaşar. ✔ Sıcaklık hayvanların görünüşünü de etkiler. Sıcak bölgelerde yaşayan hayvanların vücutları, soğuk bölgelerde yaşayanlara göre daha koyudur. ✔ Sıcaklığın vücut boyutlarında da etkisi vardır. Sıcak bölgelerde yaşayan böcek, kertenkele gibi hayvanlar soğuk bölgelerde yaşayan akrabalarına göre daha büyüktür. ✔ Bazı canlıların vücut sıcaklığı sabit değildir. Vücut sıcaklığı çevre sıcaklığı ile paralel olarak değişen canlılara soğukkanlı canlı denir. Değişmeyerek sabit kalanlara ise sıcakkanlı canlı denir. Soğukkanlı canlılar dünyanın her yerinde yayılış gösteremezler ve bazıları soğuk mevsimlerde kış uykusuna yatarlar. Sıcakkanlı canlıların ise dünya üzerindeki dağılışları daha geniştir. 3) İklim: ✔ Belirli bir bölgede uzun zaman aralığında etkili olan atmosfer koşullarına iklim denir. ✔ İklimlerin oluşmasında pek çok abiyotik faktör etkilidir. Ayrıca o bölgenin yükseltisi ve denize göre konumu da iklimin oluşması üzerine etki gösterir. 4) Toprak: ✔ Kayaların su, rüzgar ve sıcaklık etkisi ile parçalanması ile oluşan abiyotik faktördür. ✔ Canlılar doğrudan ya da dolaylı olarak toprakla bağlantı halindedir. ✔ İçeriklerine göre farklı topraklar vardır. Bu toprak çeşitleri üzerinde yaşayan canlıların da dağılımı üzerine etki gösterir. ✔ Humuslu Toprak: Bol miktarda besin içeren bitki gelişimine en uygun topraktır. ✔ Kumlu Toprak: Ozmotik basıncı çok yüksek olan ve bitki gelişimi için elverişsiz topraklardır. ✔ Kireçli Toprak: Kireç miktarı fazla olan topraklardır. ✔ Killi Toprak: Kil miktarının fazla olduğu topraklardır. 5) Mineraller: ✔ İnorganik maddeler olduğundan canlılar tarafından üretilemeyen ve doğada hazır olarak bulunan maddelerdir. ✔ Canlı vücudunda yapıcı onarıcı ve düzenleyici olarak görev yaparlar. ✔ Canlının vücudunda gereken miktarlara göre en az olan mineral sınırlayıcı etki gösterir. Buna minimum yasası denir. 6) Su: ✔ İnorganik madde olduğundan canlılar tarafından üretilemeyen ve hazır alınmak zorunda olan maddedir. ✔ Canlı vücudunda en fazla bulunan temel bileşendir. ✔ Canlıdaki enzimlerin çalışabilmesi için ortam oluşturur. Bu nedenle hayatsal faaliyetlerin gerçekleşebilmesini sağlar. ✔ Su miktarının fazla olduğu ekosistemlerde canlı çeşitliliği daha fazladır. ✔ Canlılar metabolizmaları için gerekli olan su miktarına göre dünyada dağılış göstermişlerdir. ✔ Suyun az olduğu bölgelerde yaşayan canlılarda su kaybını engellemek için çok sayıda adaptasyon gelişmiştir. 7) pH: ✔ Sulu çözeltilerdeki H konsantrasyonuna bağlı olarak hesaplanan değere pH denir. ✔ Canlılar metabolizmalarına uygun pH aralıklarında yaşarlar. Çünkü, enzimler belirli pH aralıklarında çalışabilmektedir. Ortam pH’ının bozulması enzimlerin çalışmasını olumsuz etkileyeceğinden canlı yaşamını tehlikeye sokar. Sıradaki konu: Madde ve Enerji Akışı Önceki konu: Mutasyon, Varyasyon

  • Mayoz Bölünme | selinhoca

    Önceki konu: Mitoz Bölüme Sıradaki konu: Eşeysiz Üreme MAYOZ BÖLÜNME ✔ Üreme ana hücrelerinin, üreme hücreleri (gamet) üretmek amacı ile yapmış olduğu bölünmedir. ✔ Sadece 2n kromozomlu üreme ana hücrelerinde görülür. Bölünme sonucunda 4 tane n kromozomlu üreme hücreleri oluşur. Oluşan bu hücrelere gamet denir ve gametlerin hücre bölünmesi yapma yetenekleri yoktur(genellikle). ✔ Mayoz bölünmenin hücre döngüsü bir interfaz ve iki mitotik evreden oluşmuştur. Birinci mitotik evreye mayoz 1, ikinci mitotik evreye ise mayoz 2 denir. ✔ Mayoz 1 de kromozom sayısı yarıya indirilirken, Mayoz 2’de gen sayısı yarıya indirilir. Mayoz 2 kural olarak mitoz bölünmenin aynısıdır. 1) İnterfaz: Hücrenin hayatsal faaliyetlerini yerine getirdiği ve bölünmeye hazırlandığı evredir. ✔ G1, S ve G2 olmak üzere üç ana evreden oluşur. G1 Evresi: Bir önceki bölünme sonucunda yeni oluşmuş hücrenin büyüyerek normal hayatsal faaliyetlerini gerçekleştirdiği evredir. ATP, RNA, protein, enzim ve organel sentezi yoğun bir şekilde gerçekleşir. S Evresi: Hücre bölünme olgunluğuna eriştiğinde sinyal molekülleri sayesinde bölünme emri gelir. Bunun sonucunda hücrede replikasyon yapılır. G2 Evresi: Replikasyon kontrol edilir. ATP, RNA, protein, enzim ve organel sentezi devam eder. ✔ Sentrozomun eşlenmesi bu evrede gerçekleşir. 2) Mayoz I: Kromozom sayısının yarıya inmesini sağlayan, mayozun birinci mitotik evresidir. a) Profaz I: Mayoz bölünmenin en uzun süren aşamasıdır. ✔ Kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozoma dönüşür. ✔ Sentrozomlar aralarında iğ iplikleri oluşturarak zıt kutuplara doğru hareket eder. ✔ Çekirdek zarı ve organeller erimeye başlar. ✔ Tetrat, sinapsis ve krossing-over olayları görülür. ✔ Kromozomlar homolog kromozom çiftleri halinde bir araya gelirler. Buna tetrat denir. ✔ Tetratın kardeş olmayan kromatitleri birbirlerine yaklaşarak sarılırlar. Buna sinapsis denir. Birbirlerine değme noktalarına ise kiyazma denir. ✔ Sinapsisteki kiyazma noktalarından karşılıklı parça değişimi yaparlar. Buna krossing-over denir. Krossing over, mayoz böünme sonucu ouşacak hücrelerin birbirinden farklı olma sebeplerinden biridir. ✔ Her mayoz bölünmede tetrat ve sinapsis görülürken krossing over görülmek zorunda değildir. Genlerin birbirine olan uzaklığı arttıkça krossing over ihtimali de artar. b) Metafaz I: Homolog kromozom çiftlerinin merkezde dizildiği evredir. ✔ Homolog kromozomların merkezde dizilişleri rastgele olur. Bu nedenle homolog kromozomların merkezde rastgele dizilmesi genetik çeşitliği arttırır. c) Anafaz I: Homolog kromozomların birbirinden ayrıldığı evredir. ✔ Bu olay mayoz bölünme sonunda oluşan hücrelerin hem genetik yapılarının birbirinden farklı olmasını hem de kromozom sayılarının ana hücrenin yarısı kadar olmasını sağlar. d) Telofaz I: Profazın tam tersidir. Tamamlandığında çekirdek bölünmüş olur. ✔ Kromozomların kutuplara çekilmesi tamamlandıktan sonra, kromozomlar kromatin iplik halini almaya başlar. (Bazılarında kromatit halinde kalır.) ✔ İğ iplikleri kaybolmaya başlar. ✔ Çekirdek zarı ve organeller oluşmaya başlar. ✔ Telofaz tamamlandığında hücre içerisinde ana hücrenin kromozom sayısının yarısı kadar kromozom taşıyan iki çekirdek bulunur. ✔ Sitokinez ile de bu çekirdekler birbirinden ayrılır. Kromozom sayısı n'e düşmüş iki hücre oluşur. 3) MAYOZ II: Kural olarak mitoz bölünmenin aynısıdır. Gen sayısının yarıya indirilmesini sağlar. Mayoz 1 sonucunda oluşan n kromozomlu iki hücre ayrı ayrı mayoz 2 aşamasına başlarlar. Mayoz 1 ile mayoz 2 arasında interfaz yapılmadan profaz 2 başlar. ✔ Metafaz II’de ana hücrenin kromozom sayısının yarısı kadar kromozom merkezde yan yana dizilir. ✔ Anafaz II’de kardeş kromatit ayrılması olur. Oluşan her kromatit, yeni oluşacak hücrenin kromozomu olduğundan hücrenin kromozom sayısı sitokineze kadar iki katına çıkar. ✔ Mayoz 2 tamamlandığında genetik yapısı birbirinden farklı n kromozomlu toplam 4 gamet oluşur. Mayoz Bölünmede Gametlerin Genetik Yapısının Farklı Olma Nedenleri ✔ Krossing-over (profaz 1) ✔ Homolog kromozomların rastgele dizilmesi (metafaz 1) ✔ Homolog kromozom ayrılması (anafaz 1) ✔ Eğer ki, oluşan 4 hücre ikişer ikişer aynı genetik yapıdaysa mayoz sırasında krossing over görülmemiş demektir. Mayoz Bölünmenin Genel Özellikleri ✔ Üreme ana hücrelerinde görülür. Üreme hücrelerinin oluşmasını sağlar. ✔ Sadece 2n kromozomlu hücrelerde gerçekleşir. (Homolog kromozom çiftleri sadece 2n kromozomlu hücrelerde vardır.) ✔ n kromozomlu 4 yeni hücre oluşur. ✔ Oluşan hücrelerin kromozom sayısı ana hücrenin yarısı kadardır. Bu nedenle mayoz bölünmede kromozom sayısı yarıya iner. ✔ Oluşan hücrelerin genetik yapısı hem birbirinden hem de ana hücreden farklıdır. ✔ Genetik çeşitliliğe neden olur. ✔ Evrime etkisi vardır. ✔ Sadece üreme amacı ile yapılır. ✔ Hayat boyu devam etmez. ✔ Eşeyli üreme de görev alır. ✔ Eşeyli üreyen canlılarda tür içi kromozom sayısının sabit kalmasını sağlar. TABLET ANLATIMI İZLE TABLET ANLATIMI İZLE 2 ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE 2 PDF İNDİR PDF İNDİR 2

  • Deneme Sınavları | selinhoca

    TYT ve AYT BİYOLOJİ DENEME SINAVI TYT Biyoloji Denemeleri 2023 AYT Biyoloji Denemeleri 2023 !!! PDF'deki sorular ile ilgili soru hatası, yazım yanlışı, cevap anahtarında hata veya eksiklikler varsa selinhocabiyoloji@gmail.com mail adresine mail atabilirsiniz. İyi çalışmalar dileriz.

bottom of page