top of page

Arama Sonuçları

Boş arama ile 134 sonuç bulundu

  • Bakteriler Alemi | selinhoca

    Önceki konu: Sınıflandırma Çeşitleri Sıradaki konu: Arke Protista Mantar Bitki Alemi BAKTERİLER ALEMİ ✔ Keşfedilmemiş bakteri türü sayısının keşfedilmişlerden fazla olduğu düşünülmektedir. ✔ Bakterilerin çok büyük bir kısmı insan için yararlıdır. Bakterilerin Yapısı ✔Tek hücreli ve prokaryot canlılardır. ✔ Peptidoglikandan oluşmuş hücre duvarları vardır. Bu duvar bazılarında kalın bazılarında incedir. Bu durum sınıflandırılmasında kullanılır. (Gram + ve gram – bakteri) ✔ Bazı bakterilerde hücre duvarının üzerinde kapsül denilen bir yapı bulunur. Kapsül bakteriyi fagositozdan korur. Kapsüllü bakteriler genellikle patojendir. ✔ Hücre duvarının altında hücre zarı vardır. ✔ Bazı bakterilerde hareket etmesini sağlayan hücreden çıkan az sayıda uzun uzantılar bulunur. Bunlara kamçı denir. Kamçının yeri ve sayısı sınıflandırmada önemlidir. ✔ Bazı bakterilerde hareket etme ve bir yere tutunmasını sağlayan hücreden çıkan çok sayıda kısa uzantılar bulunur. Bunlara pilus denir. ✔ Sitoplazmasında DNA, RNA ve ribozom (zarlı organeli yoktur.) bulunur. Bunlar dışında metabolizması ile ilgili diğer organik ve inorganik maddeler de vardır. ✔ Genetik maddesi (DNA) sitoplazma içine dağılmış durumdadır. DNAsı halkasal ve n kromozomludur. ✔ Oksijenli solunum yapan bakterilerde hücre zarı sitoplazmaya doğru kıvrımlar oluşturarak kendini mitokondri iç zarına benzetmiştir. Bu yapıya mezozom denir. ✔ Fotosentez yapanlarda hücre zarı fotosenteze yardım eder ve klorofil pigmenti taşır. ✔ Bazı bakterilerde gerçek DNA dan ayrı olarak halkasal küçük DNA parçaları bulunur. Bunlara plazmit denir. Plazmitler genellikle çevre şartlarına direnç genleri taşır. Plazmitler sayesinde çevre şartlarına daha dayanıklı bakteriler oluşur. Konjugasyon ile plazmitleri birbirine aktarabilirler. Konjugasyon ✔ Canlı iki bakteri arasında tek yönlü gen alışverişidir. ✔ İki bakteri yan yana gelir ve aralarında sitoplazmik köprü oluşturulur. Bakterilerden biri sahip olduğu plazmiti kopyalar ve kopyalanmış plazmiti köprü aracığı ile diğer bakteriye gönderir. ✔ Konjugasyon tamamlandığında birey sayısı değişmediğinden bu bir üreme değildir. Ancak genetik çeşitliliği artıran bir olaydır. ✔ Çevre şartlarına karşı direnç kazanmış bir bakteri kısa süre içerisinde bu yöntem ile diğer bakterilerin de dirençli hale gelmesini sağlar. ✔ Depo polisakkaritleri glikojendir. ✔ Bazı bakteriler çevre şartları olumsuz hale geldiğinde metabolizma hızını azaltarak korunaklı ve sert bir zar içerisine bürünürler. Bu yapıya endospor denir. Endospor halindeki bir bakteri yüzlerce yıl bu halde kalabilir. Yüksek sıcaklık, basınç, tuz ya da pH değişimine dayanabilir. Endospor yapısı üreme ile alakalı değildir. İkiye Bölünme ✔ Bakterilerin eşeysiz üreme şeklidir. ✔ Genetik çeşitlilğe neden olmaz. Oluşan yeni bakteriler eski bakterinin genetik olarak kopyasıdır. ✔ Bakteri kromozomu eşlendikten sonra sitokinez başlatılarak bakteri iki parçaya bölünmüş olur. Bu olay mitoz bölünme değildir. ✔ Bakteriler her 20 dakikada bir ikiye bölünürler. Çevre şartları uygun olduğunda bu bölünme devam eder. Ancak besin sıkıntısı, atık madde çoğalması ve sıcaklık artması gibi sebepler nedeniyle bölünme önce yavaşlar sonra durur. Bakterilerde Solunum ✔ Aerob: Oksijenli solunum yapar. ✔ Anarerob: Oksijensiz solunum yapar. ✔ Geçici (Fakültatif) Aerob: Normalde oksijensiz solunum, zorunlu durumlarda oksijenli solunum yapar. ✔ Geçici (Fakültatif) Anaerob: Normalde oksijenli solunum, zorunlu durumlarda oksijensiz solunum yapar. Bakterilerde Beslenme Ototrof Bakteri: İnorganik maddeleri organik madde haline getirerek kendi besinini üretebilen bakterilerdir. ✔ Besinini üretirken ışık enerjisi kullanan bakterilere fotoototrof bakteri denir. Bu bakteriler fotosentez yapar ve klorofil taşırlar. ✔ Besinini üretirken inorganik maddeleri oksitleyen bakterilere kemoototrof bakteri denir. Bu bakteriler kemosentez yaparlar. Madde döngüsünde çok büyük öneme sahiptirler. Heterotrof Bakteri: Besinini üretemeyip organik maddeleri dışarıdan hazır alan bakterilerdir. ✔ Organik maddeleri sindirecek enzimlere sahip olmadıklarından besinleri sadece hücre zarından geçebilecek büyüklükteyken (monomer) alabilen bakterilere parazit bakteri denir. Bu bakteriler sindirilmiş besinlerin hazır bulunduğu yerlerde yaşarlar. (sindirim sistemi, kan…) Bulundukları ortama toksik madde bıraktıklarından patojen(hastalık yapıcı)dirler. ✔ Organik maddeleri, güçlü sindirim enzimlerini dışarı salgılayıp parçalayarak hücre içine alan bakterilere saprofit (çürükçül, ayrıştırıcı) bakteri denir. Saprofit bakteriler hücre zarından geçebilecek hale getirdikleri organik maddeleri solunum reaksiyonları ile inorganik hale getirerek madde döngüsünde rol oynarlar. PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE

  • Lipitler | selinhoca

    Önceki konu: Karbonhidratlar Sıradaki konu: Proteinler ve Vitaminler PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE 2) LİPİTLER ✔ C, H, O atomlarından oluşur. Bazı lipitlerin yapısında P ve N gibi elementler de bulunabilir. ✔ Enerji vericidirler. H atomu miktarı karbonhidrat ve proteinlere göre daha fazla olduğundan aynı miktarlarına göre daha fazla enerji verir. ✔ Suda çözünmezler. Benzen, kloroform gibi organik çözücülerde çözünürler. ✔ Yapı ve görevlerine göre üç çeşittirler. A) Nötral Yağlar (Trigliserit): ✔ Depo edilerek gerektiğinde enerji verici olarak kullanılan lipit molekülleridir. ✔ Deri altında depolanarak ısı yalıtımı mekanik destek sağlar. ✔ Canlılarda farklı amaçlar ile depolanırlar. Örneğin; Göçmen kuşlar: Çok fazla enerji vermesi ve hafif olması Soğuk ortamlarda yaşayan hayvanlar (kutup ayısı): Isı yalıtımı sağlaması ve çok fazla enerji vermesi Kurak ortamlarda yaşayan hayvanlarda (deve): Solunumla parçalanmaları halinde çok fazla su açığa çıkması ✔ Bir tane gliserol molekülü ile üç yağ asidinin dehidrasyon sentezi ile birleşmesiyle oluşmuş lipitlerdir. ✔ Nötral yağ oluşumu sırasında yağ asitleri gliserole üç yerden ester bağı ile bağlanır. Bağlanmanın olduğu her yerden su çıkışı görülür. Yağ Asidi: Uzun karbon zincirlerinden oluşmuş lipit monomerleridir. ✔ Ortamda birikmeleri asitliği artırarak ortam pH’ını düşürür. ✔ Yağ asitleri yapısında bulunan karbonlar arasında çiftli bağ olup olmamasına göre ikiye ayrılır. a) Doymuş Yağ Asitleri: Karbonlar arasında çiftli bağ bulunmayan, bütün karbonların tekli bağ yaptığı yağ asitleridir. ✔ Hayvansaldır. ✔ Oda sıcaklığında katı haldedirler. Örnek; tereyağı, kuyruk yağı… b) Doymamış Yağ Asitleri: Karbonlar arasında çiftli bağların bulunabildiği yağ asitleridir. ✔ Bitkiseldir ve oda sıcaklığında sıvı haldedirler. Örnek; zeytinyağı, badem yağı, Ayçiçek yağı… Margarin: Doymamış yağ asitlerinin endüstriyel yollarla hidrojenle doyurulmasıyla oluşmuş yağ asitlerinden oluşmuş yağlardır. ✔ Oda sıcaklığında katı haldedirler. Esansiyel (Temel) Yağ Asitleri: Hayvanlar tarafından üretilemeyip dışarıdan alınmak zorunda olan yağ asitleridir. B) Fosfolipitler: ✔ Bir gliserol, iki yağ asidi ve bir fosfat grubundan oluşmuş lipitlerdir. ✔ Gliserol ve fosfatın bulunduğu kısım baş, yağ asidi kısmı ise kuyruk yapısını oluşturur. ✔ Hücre zarının yapısına katıldığından yapıcı - onarıcı olarak kullanılırlar. ✔ Hücre zarının temel yapısını oluştururlar. Kuyruk kısımları birbirine bakacak şekilde çift sıra dizilmişlerdir. ✔ Fosfolipitlerin baş kısmı hidrofilik, kuyruk kısmı hidrofobiktir. ✔ Bu özellikleri nedeniyle hücre zarının da iç kısmı hidrofobik, dış kısmı hidrofiliktir. ✔ Hücre zarına akıcılık özelliği kazandırırlar. C) Steroitler: ✔ Hücre zarından doğrudan geçebilirler. ✔ Halkasal yapıya sahip olan lipit çeşididir. ✔ Yapıcı-onarıcı ve düzenleyicidir. Enerji verici olarak kullanılmazlar. ✔ Bitkilerde bulunan kauçuk, eterik yağ ve reçine gibi maddelerin yapısına katılırlar. Kolesterol: ✔ Önemli bir steroit çeşididir. ✔ Hayvanların hücre zarının yapısına katılarak zarın geçirgenliğini artırır, akıcılığını azaltarak dayanıklılığını artırır. ✔ Sinir hücrelerindeki miyelin kılıfın yapısında bulunur. Bu şekilde izolasyon sağlar. ✔ D vitamini, safra ve eşeysel hormonların üretiminde kullanılır. NOT: Bitki hücrelerinin zarında kolesterol bulunmaz.

  • BİYOKAMP

    BİYOKAMP (ARŞİV)

  • Madde Döngüleri | selinhoca

    PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE Madde Döngüleri Ekosistemde yer alan maddeler organik ve inorganik formlarına sürekli dönüşerek döngü halindedir. En önemli madde döngüleri ✔ Su döngüsü ✔ Karbon döngüsü ✔ Azot döngüsü Su, karbon ve azot döngüsü atmosfer ile yeryüzü arasında gerçekleşir. SU DÖNGÜSÜ Buharlaşma, yoğunlaşma, yağış, fotosentez ve solunum olayları ile su katı sıvı ve gaz formuna dönüşerek yeryüzü ile atmosfer arasında dönüşüm geçirir. KARBON DÖNGÜSÜ ✔ Atmosferde C; CO ve CO2 halinde bulunur. ✔ CO2, özümleme reaksiyonları ile ototroflar tarafından organik madde haline getirilir. Beslenme yolu ile diğer canlılara geçer ve solunum ile yeniden atmosfere ulaşır. ✔ Ayrıca yanma olayları da atmosferdeki CO2 miktarını artırır. AZOT DÖNGÜSÜ ✔ Atmosferde bulunan azot gazı çeşitli doğa olayları ve azot bağlayıcı bakteriler ile yeryüzüne aktarılır. ✔ Fotosentez ve kemosentez reaksiyonları ile ototroflar tarafından organik madde haline getirilir. ✔ Beslenme yolu ile heterotroflara geçer. ✔ Canlıların ölmüş vücut parçaları, ölüleri ve dışkılarının saprofitler tarafından parçalanması sonucu yeniden inorganik hale gelir. Bu olaya pütrifikasyon denir. ✔ Saprofit faaliyetleri ile açığa çıkan NH3, nitrit bakterileri ile nitrite (NO2); nitrit ise nitrat bakterileri ile nitrata (NO3) dönüştürülür. Bu canlılara genel olarak nitrifikasyon bakterileri denir. Olaya ise nitrifikasyon denir. Nitrifikasyon bakterileri nitrifikasyonu kemosentez ile gerçekleştirmektedir. Nitrifikasyon bakterileri ile tekrardan kullanılabilir azot tuzları oluşur. ✔ Yeryüzünde dönüşümü tamamlanmış olan azotun yeniden atmosfere aktarılması ise kemoototrof olan denitrifikasyon bakterileri tarafından gerçekleştirilir. Bu olaya denitrifikasyon denir. Çevre Sorunları Çevrenin doğal yapısı ve bileşiminin bozulması, canlıların bu durumdan olumsuz etkilenmesine çevre kirliliği denir. Çevre kirliliği iki şekilde olur. İnsan faaliyetleri sonucu ve doğal nedenler. İnsan Faaliyetleri Sonucu ✔ Fosil yakıtların aşırı ve bilinçsiz kullanımı ✔ Sanayi ve evsel atıklar ✔ Kimyasal ve biyolojik silah ✔ Nükleer silah ve radyoaktif atıklar ✔ Orman yangınları ve ağaçların kesilmesi ✔ Tarım ilaçlarının aşırı kullanılması Doğal Nedenler ✔ Depremler ✔ Seller ✔ Volkanik patlamalar HAVA KİRLİLİĞİ ✔ Hava İçerisinde bulunan maddelerin canlıların hayatını riske atacak kadar miktarının değişmesidir. Sera Etkisi: Havadaki karbondioksit ve sera gazlarının miktarının artmasıdır. Bunun sonucunda güneş ışınları tutulur, dünyanın sıcaklığı artar ve küresel ısınma ortaya çıkar. Küresel Isınma: Sera etkisine bağlı olarak dünya sıcaklık ortalamasının artmasıdır. Bunun sonucunda iklimler değişir, buzullar erir, dünya üzerindeki su miktarı artar, karalar küçülür deniz ve okyanuslar büyür, canlı çeşitliliği azalır. Karbon Ayak İzi: Bir kişinin bir yıl boyunca havaya salınımına neden olduğu karbondioksit miktarıdır. Asit Yağmurları: Azot ve kükürtlü bileşiklerin havaya salınımı ile bu maddelerin suyla tepkimeye girmesi sonucunda asit olarak dünyaya yağmasıdır. Bunun sonucunda; asit yağmurlarının yağdığı bölgelerde pH değişimi olur. pH değişiminden o ortamdaki canlılar olumsuz olarak etkilenir ve tarihi eser ve binalar zarar görür. Ozon Kirliliği: Motorlu taşıtlardan çıkan gazların güneş ışığı ile tepkimeye girmesi ile oluşan ozon ve azot dioksitin birikmesi ile ozon kirliği oluşur. Biriken ozon gazı solunduğunda canlılara zarar verir. Ozon Tabakasının İncelmesi: Kloroflorokarbon vb. kimyasal maddeler ozon tabakasının incelmesine neden olur. Bunun sonucunda güneşten gelen zararlı ışınlar ve UV ışınlar yeryüzüne ulaşarak canlılara zarar verir. SU KİRLİLİĞİ ✔ Suyun fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısının bozulmasıdır. Ötrofikasyon: Evsel ve endüstriyel atıklarla sulara azot ve fosfor taşınır. Bunun sonucunda su bitkileri ve algler kontrolsüzce çoğalır. Su kirlenmeye başlar ve sucul bölge zamanla küçülür. Buna ötrofikasyon denir. Bunun sonucunda sudaki organik besin miktarı, kokuşma ve çökelme artar, oksijen azalır, canlı çeşidi ve sayısı azalır. TOPRAK KİRLİLİĞİ ✔ Toprak yapısının bozulması ile verimliliğin düşmesidir. ✔ Her canlı doğrudan ya da dolaylı olarak toprağa bağımlıdır. Toprak kirliliğinin nedenleri; ✔ Hızlı nüfus artışı ✔ Atıkların toprağa karışması ✔ Tarımda kimyasal gübre ve ilaç kullanılması ✔ Asit yağmurları ✔ Radyoaktif atıklar Sıradaki konu: Sinir Sistemi - 1 (11. Sınıf) Önceki konu: Madde ve Enerji Akışı

  • Kontrol Çok Allelik Eş Baskınlık | selinhoca

    Önceki konu: Monohibrit ve Dihibrit Çaprazlama KONTROL ÇAPRAZLAMASI ✔ Baskın fenotipli bir bireyin genotipini bulmak amacı ile aynı karakter bakımından çekinik fenotipli bir bireyle çaprazlanmasına kontrol ya da test çaprazlaması denir. ✔ Kontrol çaprazlaması ile istenilen türler ıslah edilebilir. EŞ BASKINLIK (KODOMİNANTLIK) ✔ Allel genler arasındaki baskınlığı eşit olması durumudur. ✔ Aralarında eş baskınlık olan genler heterozigot durumdayken birbirleri üzerine baskınlık kuramazlar. Bu durumda her iki geninde özelliğini taşıyan üçüncü bir fenotip meydana gelir. ✔ İnsanlarda görülen AB ve MN kan grubu eş baskınlık sonucu oluşmuştur. ÇOK ALLELLİK ✔ Bir karakterin oluşumundan sorumlu allel sayısının ikiden fazla olmasıdır. ✔ Diploit kromozomlu hücrelerde bir karakterin oluşumu ile ilgili en fazla iki çeşit allel bulunabilir. ✔ Genotip Çeşit Sayısı: n(n+1)/2 ✔ Fenotip Çeşit Sayısı: n (alleller arasında eş baskınlık varsa; n+eş baskınlık durumları) KAN GRUPLARI AB0 KAN GRUBU ✔ İnsanlarda kan nakillerinde görev alan kan gruplarından biridir. ✔ A, B ve 0 geninin çok allelliği ile kontrol edilir. ✔ A geni ile B geni birbirine eş baskındır. 0 geni ise çekinik gendir. A = B > 0 ✔ Genlerin farklı genotipler ile yan yana gelmesi ile 4 farklı fenotipte kan grubu oluşur. (A, B, AB ve 0) Antijen (Aglütinojen): Bir canlıya dışarıdan giren yabancı proteindir. Antikor (Aglütinin): Bağışıklık sisteminin antijene karşı ürettiği protein yapılı savunma proteinidir. RH KAN GRUBU ✔ İnsanlarda kan nakillerinde dikkat edilen diğer kan grubu Rh dır. ✔ Rh proteinine sahip olmak (R), Rh proteinine sahip olmamaya (r) tam baskındır. R>r KAN UYUŞMAZLIĞI (ERİTROBLASTOSİS FETALİS) ✔ A-B-0 kan grubu farketmeksizin, annenin Rh (-), babanın Rh (+) ve çocuğun Rh (+) olması durumudur. ✔ Annenin kanında bulunan D antikoru, çocuğa geçerek çocuktaki Rh antijenlerini çökeltmeye başlar, bu durumda çocukta ölü doğum, düşük ya da sakatlıklar görülebilir. ✔ Bu durumdan korunmak için kan uyuşmazlığı ihtimali olan ailelerde annenin hamilelik döneminde aşı olması gerekmektedir. PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE 2 Sıradaki konu: Eşeye Bağlı Kalıtım

  • Gamet Çeşidi Genotip Fenotip | selinhoca

    Sıradaki konu: Monohibrit ve Dihibrit Çaprazlama GENOTİPİ VERİLEN BİR BİREYİN GAMET ÇEŞİTLERİNİ BULMA 1) AaBbDDeeGg genotipli bir bireyin (Krossing over yoktur.) a) Oluşturabileceği kaç farklı gamet vardır? (Genler bağımsızdır.) b) ABD genleri bağlı olduğuna göre bu birey kaç farklı gamet oluşturabilir? c) Deg genleri bağlı olduğuna göre bu birey kaç farklı gamet oluşturabilir? GENOTİPİ VERİLEN BİR BİREYİN GAMETLERİNİN OLUŞMA OLASILIĞINI BULMA 2) AaBbDDeeGg genotipli bireyin (Krossing over olmamıştır ve genler bağımsızdır.) a) ABDeg genotipinde gameti oluşturma olasılığı nedir? b) aBDeG genotipinde gameti oluşturma olasılığı nedir? c) abdeG genotipinde gameti oluşturma olasılığı nedir? 3) Aşağıda verilen gametlerden hangisi KkLlMMnnXX genotipli bir bireye ait olamaz ? (Mutasyon ve krossing over olmamıştır.) A) KLMnX B) klMnX C) KlmnX D) kLMnX E) KLMnX 4) Genotipi verilen aşağıdaki bireylerden hangisinin oluşturabileceği gamet çeşidi diğerlerinden fazladır? (Krossing over ve mutasyon olmamıştır) A) Aa B) BbDd (B ve D bağlıdır.) C) ddgg D) AaBb E) KKLLMM 5) KkLlMMnnXX genotipli bir bireyin KlMNX gametini oluşturma olasılığı nedir? (Krossing over olmamıştır ve genler bağımsızdır.) A) 0 B) 1/2 C) 1/4 D) 1/8 E) 1 ÇAPRAZLAMA SONUCU OLUŞAN BİREYLERİN GENOTİP VE FENOTİP ORANLARINI BULMA 6) AaBBdd genotipli bir birey ile AaBbDD genotipli bir bireyin çaprazlanması sonucunda a) AaBBDd genotipli yavru oluşma olasılığı nedir? b) aaBbDd genotipli yavru oluşma olasılığı nedir? c) aBD fenotipli yavru oluşma olasılığı nedir? d) ABD fenotipli yavru oluşma olasılığı nedir? e) AAbbDd genotipli yavru oluşma olasılığı nedir? f) aBd fenotipli yavru oluşma olasılığı nedir? g) Oluşturabileceği genotip ve fenotip çeşit sayısı nedir? KENDİLEŞTİRME 7) AAbbDdGg genotipli bireyin kendileştirilmesi sonucunda; a) Ebeveynleri ile aynı genotipte yavru oluşma olasılığı kaçtır? b) Ebeveynleri ile aynı fenotipte yavru oluşma olasılığı kaçtır? KROSSING-OVERIN GERÇEKLEŞMESİ DURUMUNDA OLUŞABİLECEK GAMETLERİ VE BU GAMETLERİN OLUŞMA OLASILIKLARINI BULMA 8) AaBb genotipine sahip canlılarda Ab bağlı gen ve %60 oranında krossing-over görülüyorsa AB genotipinin oluşma olasılığı nedir? PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE Önceki konu: Kalıtım - 1

  • 9. SINIF | selinhoca

    9. SINIF YAZILI ÇALIŞMASI 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ FULL TEKRAR + YAZILI SORULARI Konuya Git Videoya Git 3 BİLİMSEL ARAŞTIRMALARIN BİLİM ETİĞİNE UYGUNLUĞU 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 6 SINIFLANDIRMADA ÜÇ ÜST ALEM (DOMAİN) SİSTEMİ 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 9 ÖKARYOT DOMAİNİ - OMURGALILAR - HAYVANLAR ALEMİ 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 1 BİYOLOJİNİN DÖNÜM NOKTALARI 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 4 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 7 ÖKARYOT DOMAİNİ - PROTİSTA, BİTKİ, MANTAR 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 10 BİYOÇEŞİTLİLİK 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 2 BİLİMSEL BİLGİ SÜREÇLERİ 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 5 SINIFLANDIRMA YAKLAŞIMLARI 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 8 ÖKARYOT DOMAİNİ - OMURGASIZLAR - HAYVANLAR ALEMİ 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git 11 İNORGANİK MADDELER (SU VE MİNERALLER) 9. SINIF BİYOLOJİ MAARİF MODELİ Konuya Git Videoya Git

  • Eşeyli Üreme | selinhoca

    Eşeyli Üreme Aynı türe ait farklı cinsiyetteki iki canlının beraberce kendilerine benzeyen yavrular meydana getirmesine eşeyli üreme denir. ✔ Temelinde mayoz ve döllenme vardır. ✔ Genetik çeşitliliğe neden olur. ✔ Genellikle gelişmiş canlılarda görülür. ✔ Oluşan bireyler değişen çevre şartlarına daha dayanıklıdır. Hermafroditlik ✔ Bir canlı hem dişi hem de erkek üreme organlarının bir arada bulunmasıdır. ✔ Bu canlılar dişi üreme organları ile yumurta, erkek üreme organları ile de sperm üretirler. ✔ Bazı hermafrodit canlılar kendi sperm ve yumurtalarını dölleyerek yavru oluşturabilirler. Yani kendi kendini dölleyebilirler. Örn: Planarya ve bazı bitkiler ✔ Bazı hermafrodit canlılarda ise üreme hücreleri farklı zamanlarda oluştuğu için kendi kendini dölleyemez. Ayrıca bu durum genetik çeşitliliğin artmasını sağlar. Örn: Halkalı solucan ve bazı bitkiler Bitkilerde Üreme ✔ Tohumsuz bitkilerde metagenez ile üreme yapılır. ✔ Tohumlu bitkilerde ise üreme organları mayoz bölünme ile üreme hücrelerini (sperm ve yumurta) üreterek eşeyi üremenin gerçekleştirilmesini sağlar. ✔ Açık tohumlu bitkilerde üreme yapısı kozalaktır. Kozalaklarda dişi ve erkek üreme organı bir arada bulunmaz. (Dişi kozalak ve erkek kozalak farklıdır.) Hermafroditik yoktur. ✔ Kapalı tohumlu bitkilerde üreme organı çiçektir. Bazı bitkiler aynı çiçek içinde hem dişi hem de erkek üreme organına sahip olduğundan hermafrodittir. Bazıları ise ayrı eşeylidir. ✔ Çiçekte sadece dişi organ varsa dişi çiçek, erkek organ varsa erkek çiçek adını alır. ✔ Hermafrodit olanlarından bazıları kendi kendini dölleme yapabilir. Bazıları ise farklı çiçeklerden gelen poleni kabul ederek yabancı tozlaşma yapar. Bu durum, genetik çeşitliliğin artırılmasını sağlar. PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE Sıradaki konu: Kalıtım - 1 Önceki konu: Eşeysiz Üreme

  • Eşeysiz Üreme | selinhoca

    TABLET ANLATIMI İZLE TABLET ANLATIMI İZLE 2 ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE 2 PDF İNDİR PDF İNDİR 2 ÜREME ✔ Canlıların kendine benzeyen yavrular meydana getirerek nesillerini devam ettirmelerine üreme denir. ✔ Canlılar üreme davranışını içgüdüsel olarak gerçekleştirir ve iki şekilde üreme görülür. EŞEYSİZ ÜREME ✔ Bir canlının başka bir canlıya ihtiyacı olmadan tek başına genetik yapısı benzer olan yavrular meydana getirdiği üremeye eşeysiz üreme denir. ✔ Temelinde mitoz bölünme vardır. (genellikle). ✔ Döllenme görülmez. ✔ Genetik çeşitlilik görülmez. (mutasyon hariç). ✔ Tek ya da çok hücreli canlılarda görülebilir. ✔ Değişen çevre şartlarına dayanıksız yavrular oluşur. 1) Bölünerek Üreme: Tek hücreli canlılarda ana hücrenin ikiye bölünmesi ile gerçekleşen eşeysiz üremeye bölünerek üreme denir. ✔ Bölünme sonucunda hemen hemen eşit büyüklükte iki hücre oluşur. Bakteri, Arke, Amip, Öglena, Paramecium… gibi canlılar bu şekilde bölünürler. ✔ Prokaryotlarda, ikiye bölünme genetik maddenin eşlenmesi ve hücrenin sitoplazmasının ikiye bölünmesi şeklinde gerçekleşir. (Bu bir mitoz bölünme değildir.) ✔ Ökaryot tek hücrelilerde ise, mitoz bölünme sonundaki sitokinezin yeri canlıdan canlıya farklılık gösterebilir. Örneğin; paramecium enine bölünür, öglena boyuna, amip ise her şekilde bölünme yapabilir. 2) Tomurcuklanarak Üreme: Ana canlıda oluşan bir çıkıntının büyüyerek ana canlının küçük halini oluşturduğu eşeysiz üremeye tomurcuklanarak üreme denir. ✔ Tek ya da çok hücreli canlılarda görülebilir. Bira mayası, hidra, sünger… gibi canlılarda görülür. ✔ Bira mayası hücrelerinde mitoz bölünme meydana gelir. Ancak sitokinez gerçekleştirilirken oluşan hücrelerin sitoplazması eşit olmaz. Oluşan hücrelerde biri diğerine göre çok küçüktür bu hücreye tomurcuk denir. ✔ Hidrada vücudun belirli bir bölgesinde çıkıntı oluşur. Bu çıkıntı mitoz bölünmeler ile büyütülerek tomurcuk oluşturulur ✔ Tomurcuk ana bireyden ayrılıp tek başına yaşayabilir ya da ana birey üzerinde kalıp başka tomurcuklarla birlikte koloni oluşturabilir.. 3) Sporla Üreme: Çevre şartlarına dayanıklı ve başka bir üreme hücresi ile birleşmeden çimlenerek yeni bir canlıyı oluşturabilen n kromozomlu üreme hücrelerine spor denir. Spor üreterek yapılan üremeye ise sporla üreme denir. ✔ Tek ve çok hücrelilerde görülebilir. ✔ Spor oluşturarak üreyen canlıların hayat döngüsünde eşeyli üreme ve eşeysiz üreme beraber görülür. Bu canlılar eşeysiz üreme ile eşeyli üremeyi sırayla gerçekleştirir. Buna metagenez (döl almaşığı) denir. ✔ Tohumsuz bitkiler (eğrelti otu, kara yosunları…), plazmodium, cıvık mantarlar, mantarlar… gibi canlılarda görülür. 4) Partenogenez: Döllenmemiş yumurtadan mitoz bölünmeler ile canlı gelişimine partenogenez denir. Arı, karınca, su piresi ve bazı kertenkele gibi canlılarda görülür. ✔ Arılarda partenogenez, kraliçe arının mayoz bölünme ile ürettiği yumurtalar döllenme yapmadan mitoz bölünme yaparsa n kromozomlu erkek arılar oluşur. 5) Rejenerayon İle Üreme: ✔ Rejenerayon: Dokuların mitoz bölünmeler ile kendini yenilemesidir. ✔ Canlıların gelişmişliği arttıkça rejenerasyon yeteneği de azalır. ✔ Yaranın onarılması (doku düzeyinde), karaciğerin eksik parçasını onarması (organ düzeyinde), kertenkelenin kopan kuyruğunu yeniden üretmesi ( organ düzeyinde) rejenerasyon örneğidir. Üreme değildir. ✔ Bazı canlılarda ise rejenerasyon yeteneği çok yüksektir. Üreme amacıyla rejenerasyon yapılabilir. Canlının kopan bir parçasının kendini tamamlayarak yeni bir canlı oluşturmasına rejenerasyon ile üreme denir. Bazı omurgasız hayvanlarda görülür. ✔ Deniz yıldızının kopan kolundanyeni deniz yıldızı üremesi, planaryanın kopan parçasından yeni planarya oluşması, toprak solucanının kopan parçasından yeni toprak solucanı olması rejenerasyon le üreme örnekleridir. 6) Vejetatif Üreme: Bitkilerde üreme organları dışındaki yaprak, kök ve gövdelerin kullanılarak yapılan üremeye vejetatif üreme denir. ✔ Çelik ile üreme: Bitkiden kopan dal ya da yaprak sapı gibi yapıların toprağa dikilmesi ile yeni bitki oluşturulabilir. Özellikle kavak ve söğüt gibi bitkilerde çok iyi şekilde görülür. ✔ Stolon (sürünücü gövde) ile üreme: Çilek bitkisinde toprak üzerinde yatay olarak ilerleyen ince gövdeler vardır. Çilek bu şekilde vejetatif olarak üreme yapabilir. ✔ Yumru gövde ile üreme: Yer elması ve patates gibi bitkilerde toprak altı depo gövdelerinin toprağa dikilmesi ile yeni bitki üretilebilir. ✔ Soğan ile üreme: Lale, soğan, pırasa gibi soğanlı bitkilerde soğan yapısının toprağa dikilmesi ile yeni bitki üretilebilir. ✔ Rizom ile üreme: Zencefil, bambu gibi bitkilerin toprak altında ilerleyen yassılaşmış gövdeleri vardır. Bu gövdelere rizom denir. Rizomun toprağa dikilmesi ile yeni bitki üretilebilir. ✔ Daldırma yöntemi: Bitkinin dalının ana bitkiden ayrılmadan toprağa daldırılması ve ucunun açıkta bırakılması ile yeni bitki üretilmesidir. ✔ Aşılama: Bitkiden kopartılan bir dal parçasının başka bir bitkinin dalı üzerine yerleştirilmesiyle yapılan üremedir. ✔ Doku kültürü: bir bitkiden alınan bölünebilme yeteneğindeki hücrelerin laboratuvar ortamında çoğaltılması ve hormon verilerek yeni bitki üretilmesidir. Bu yöntem ile bitkiler klonlanabilir. ✔ Vejetatif üreme ile tarım alanında ticari değeri yüksek bitkiler elde edilebilir. Daha çok meyve veren, istenilen özelliğe sahip ve dayanıklı bitkiler çoğaltılabilir. Aynı bitki üzerinden birkaç farklı meyve elde edilebilir. Sıradaki konu: Eşeyli Üreme Önceki konu: Mayoz Bölünme

  • Çekirdek | selinhoca

    Önceki konu: Sitoplazma Sıradaki konu: Bilimsel Bilgi 3) ÇEKİRDEK ✔ Ökaryot yapılı hücrelerde genetik maddeyi taşıyan hücre kısmıdır. ✔ Prokaryot hücreli canlılarda ve olgun alyuvar hücrelerinde bulunmaz. Dört temel kısımdan oluşur. 1) Çekirdek Zarı ✔ Çekirdek içeriğini sitoplazmadan ayıran çift katlı zardır. ✔ Yapısı hücre zarı ile aynıdır. Ancak yapısında bulunan porların genişliği hücre zarının porlarından daha büyüktür. Bu nedenle hücre zarından geçemeyen birçok molekül çekirdek porundan geçebilir. ✔ Endoplazmik retikulum tarafından oluşturulmuştur. Endoplazmik retikulum doğrudan çekirdek zarına bağlıdır. ✔ Çekirdek zarını oluşturan endoplazmik retikulum granüllü endoplazmik retikulum ise zarın dış yüzeyinde ribozom bulunur. ✔ RNA molekülü ve ATP çekirdek porundan geçebilirken DNA geçemez. 2) Çekirdek Sıvısı (Çekirdek Plazması) ✔ Çekirdeğin içini dolduran sıvıdır. ✔ Yapısı sitoplazmaya benzerdir. Ancak sitoplazmadan daha yoğun bir sıvıdır. İçinde DNA, RNA ve inorganik, organik maddeler bulunur. 3) Çekirdekçik ✔ Çekirdeğin içinde bulunan belirgin koyu bölgedir. ✔ Çekirdek sıvısından zar ile ayrılmamıştır. ✔ Çekirdek sıvısı içindeki DNA moleküllerinin yoğunlaştığı bölgelerdir. ✔ Yapısında bulunan DNA molekülleri rRNA ve ribozom yapısına katılan proteinlerin üretiminden sorumludur. Bu yapılar birleştirilerek ribozomal alt birimler oluşturulur. ✔ Ribozom üretiminden sorumlu olduğundan protein sentezini çok fazla gerçekleştiren hücrelerde çok sayıda çekirdekçik bulunur. 4) Kromatin İplik ✔ Çekirdek sıvısı içinde bulunan genetik maddedir. ✔ DNA molekülleri çekirdek içinde paketlenirken histon adı verilen özel proteinlerle sarılır ve nükleozom yapısını oluşturur. DNA + Histon = Nükleozom ✔ Nükleozomlar bir araya gelerek kromatin iplik halini alır. ✔ Kromatin iplikler düzensiz ipliklerdir. Çekirdek içindeki genetik maddenin doğal görüntüsüdür. ✔ Hücre bölünmesi sırasında DNA miktarı iki katına çıkar (Replikasyon). Kromatin iplikler kısalıp kalınlaşarak kromozom halini alır. Kromozomun varlığı hücrenin bölünmekte olduğunun kanıtıdır. Kromozom ✔ Hücre bölünmesi sırasında genetik maddeyi taşıyan yapıdır. İki kat genetik madde taşır. ✔ Bir kromozom birbirinin aynısı olan iki kromatitten oluşur. Bu kromatitlere kardeş kromatit denir. Bunlar birbirine sentromer ile bağlanır. ✔ İnsan: 46 Soğan: 16 Eğrelti Otu: 500 Moli Balığı: 46 kromozoma sahiptir. ✔ Aynı tür olan canlıların kromozom sayıları aynıdır. (Genellikle) ✔ Farklı türde canlıların kromozom sayıları aynı olabilir. Sayıların aynı olması canlıların birbirine genetik olarak benzer olduklarını göstermez. ✔ Kromozom sayılarına bakılarak canlılar arasında ilişki kurulamaz. PDF İNDİR TABLET ANLATIMI İZLE ÖZEL DERS ANLATIMI İZLE

bottom of page